1) Darbeye karşı mıyım?
Evet her tür darbeye karşıyım.
2) Darbe çok plansız ve çılgınca mı yapıldı?
Bu sonuca bakılarak söylenmiş bir söz. Aslında darbe kapsamı ile sonuç almaya oldukça yakın olduğu görülmektedir.
3) Darbe aslında bir tiyatro muydu?
Darbecilerden 100'den fazla ölü olduğu, kalanların çok ağır cezalar alacağı düşünüldüğünde hiç bir güç bu kişilere bu tiyatroyu oynatamaz.
4) Darbeyi halk mı önledi?
Laik muhalefetin darbeye katılmaması, büyük polis gücünün direnişi ve askeri birliklerin kısmen kontrol edilebilmesi ve yapılan taktik hatalar darbeyi önledi. Halkın sokağa çıkmasının Atatürk Hava alanı dışında fazla etkisi olduğu söylenemez.
5) CHP'lisi,MHP'lisi herkes mi sokağa çıktı?
Bir kısım MHP'li olabilir ama laik muhalefetten sokağa çıkan sayısı son derece azdır. Sokağın AKP'li, cihatçı güruhlarca dolacağını biliyorlardı.
6) Darbe engellenince demokrasi mi kazandı?
Maalesef darbe kaybetse bile kazanan otoriter yönetim oldu. Artık darbeden bir gün öncesinden daha otoriter bir Türkiye var.
7) Bu darbe ile darbeler dönemi bitmiş midir?
Bunu daha önce de söyleyen çoktu. Ne kadar yanlış bir önerme olduğu anlaşıldı. Bundan sonra da bir darbe olabilir. AKP seçimle devrilirse yeni hükümeti bir darbenin bekleyeceği aşikar.
8) İdam cezası geri gelmeli mi?
Her zaman ve her tür idam cezasına karşıyım. Ayrıca bu ceza geri gelse bile bu darbeciler için uygulanırsa Türkiye'de hukuk sıfırın altına iner.
9) Bir darbe oldu mu?
Evet aslında bir yargı darbesi oldu. Bir AYM üyesi göz altına alındı, her tür yasaya aykırı olarak. Yargıtay ve Danıştay'a üye seçecek HSYK'nın 5 üyesi görevden alındı. Yargıtay ve Danıştay üyeleri, binlerce savcı ve hakim görevden alındı. Bunların hepsi fiilen darbenin içinde yer alsalar da bunun hukuk yolu ile ispatlanmadan görevden alınmaları Türkiye'de hukuka darbe oldu.
Ülke ve Dünya Sorunlarına Demokratik, İnsancıl ve Çevreci bir Yaklaşım.
18 Temmuz 2016 Pazartesi
22 Mayıs 2016 Pazar
Yeni Parti
CHP'nin AKP'nin tuzağına düşerek dokunulmazlıklara evet oyu çıkmasını sağlaması bu konunun önemini bir kere daha ortaya çıkardı. Yani her attığı adımda AKP'den korkan, en yalın gerçekleri bile halka anlatamayacağını ifade eden, 6 seçim kaybetmiş bir lideri tekrar seçen CHP bu salaklığı da yaptı.
Artık CHP'den tüm umutlar tükendi. Yarın başkanlık ve diktaya giden yolların taşlarının CHP'nin yanlışları ile döşendiğini daha fazla insan görüyor. CHP'de kendilerini tehdit eden bu korkak liderin tahakkümüne karşı olan sol vekillerde artık yeni parti oluşumunda yer almayı düşünmeli.
Hem terör ile arasına mesafe koymak hem de düşünce özgürlüğünü savunmak mümkün. Teröristler kışlalardan bayrak indirirken göz yuman komutan ve bakanların şimdi teröre karşı olmasının mümkün olmadığını anlatmak mümkün. Göz önünde Berkin'leri Ethem'leri öldüren polislerin yargılanması izne bağlı iken, yani dokunulmazlar iken vekillerin dokunulamayacğını anlatmak mümkün. 276 oyla isteseler teröre bulaştığını iddia ettikleri vekillerin dokunulmazlıklarını tek tek kaldırabilecekleri halde bunu yapmayanların iki yüzlü olduklarını halka göstermek mümkün. Tutuksuz yargılama güvencesi olmadan vekillerin yargılanmasının halkın temsiline darbe olacağını anlatmak mümkün.
Bunları anlatacak, kararlı, tutarlı ve cesur bir parti oluşturulmasını tüm yüreğimle destekliyor bir daha benden CHP'ye oy yok diyorum.
Artık CHP'den tüm umutlar tükendi. Yarın başkanlık ve diktaya giden yolların taşlarının CHP'nin yanlışları ile döşendiğini daha fazla insan görüyor. CHP'de kendilerini tehdit eden bu korkak liderin tahakkümüne karşı olan sol vekillerde artık yeni parti oluşumunda yer almayı düşünmeli.
Hem terör ile arasına mesafe koymak hem de düşünce özgürlüğünü savunmak mümkün. Teröristler kışlalardan bayrak indirirken göz yuman komutan ve bakanların şimdi teröre karşı olmasının mümkün olmadığını anlatmak mümkün. Göz önünde Berkin'leri Ethem'leri öldüren polislerin yargılanması izne bağlı iken, yani dokunulmazlar iken vekillerin dokunulamayacğını anlatmak mümkün. 276 oyla isteseler teröre bulaştığını iddia ettikleri vekillerin dokunulmazlıklarını tek tek kaldırabilecekleri halde bunu yapmayanların iki yüzlü olduklarını halka göstermek mümkün. Tutuksuz yargılama güvencesi olmadan vekillerin yargılanmasının halkın temsiline darbe olacağını anlatmak mümkün.
Bunları anlatacak, kararlı, tutarlı ve cesur bir parti oluşturulmasını tüm yüreğimle destekliyor bir daha benden CHP'ye oy yok diyorum.
15 Nisan 2016 Cuma
Dokunulmazlık ve Korkak CHP
Her zaman dokunulmazlıkların kaldırılmasından yana oldum. Ama sadece vekillerin değil tüm kamu görevlilerin dokunulmazlığı kalkmalı.
CHP ve lideri Kılıçdaroğlu yine AKP bizi meydan meydan eleştirir diye korktular ve Anayasaya aykırı olduğunu belirte belirte, AKP'nin çok saçma önerisini destekleme kararı verdiler. Bu öneri niye saçma ve bir tuzak:
- Bu değişiklik sadece mevcut dosyaları kapsıyor yani bir ay sonra çıkacak bir dosya kapsam dışı,
- Bu değişiklik vekillerin tutuksuz yargılanmasını garanti etmiyor,
- Bu değişiklik meclis kürsüsünde söylenen görüşlerden dolayı dosya açılmasına engel değil,
- Bakanları kapsamıyor,
- Vekili göz altına alacak polis vekile kötü muamele etse yargısı vali iznine bağlı ama vekil bu izin gerekmeden yargılanacak. Yani tüm kamu görevlileri için izin mekanizması kalkmadan, tutuksuz yargılama güvencesi gelmeden bu düzenleme çok hatalı.
- CHP bu yargıya güvenmiyorum dese AKP'lilerin bile çoğu buna itiraz edemez idi.
Bu düzenleme ile tam kontrol altındaki yargı ile istenen illerin vekilleri düşürülecek,terör ortamında bir ara seçim yapılacak ve AKP 330 ve üzerine yükselecek. Bunu görmemek için salak olmak lazım.
Kılıçdaroğlu ve ekibi bu salaklığın bedelini belki de kişisel olarak da ödeyecekler ama esas fatura halka çıkacak.
Neden yeni bir sol parti gerekli derseniz işte bir neden daha. Salaklık yapmamak için!
CHP ve lideri Kılıçdaroğlu yine AKP bizi meydan meydan eleştirir diye korktular ve Anayasaya aykırı olduğunu belirte belirte, AKP'nin çok saçma önerisini destekleme kararı verdiler. Bu öneri niye saçma ve bir tuzak:
- Bu değişiklik sadece mevcut dosyaları kapsıyor yani bir ay sonra çıkacak bir dosya kapsam dışı,
- Bu değişiklik vekillerin tutuksuz yargılanmasını garanti etmiyor,
- Bu değişiklik meclis kürsüsünde söylenen görüşlerden dolayı dosya açılmasına engel değil,
- Bakanları kapsamıyor,
- Vekili göz altına alacak polis vekile kötü muamele etse yargısı vali iznine bağlı ama vekil bu izin gerekmeden yargılanacak. Yani tüm kamu görevlileri için izin mekanizması kalkmadan, tutuksuz yargılama güvencesi gelmeden bu düzenleme çok hatalı.
- CHP bu yargıya güvenmiyorum dese AKP'lilerin bile çoğu buna itiraz edemez idi.
Bu düzenleme ile tam kontrol altındaki yargı ile istenen illerin vekilleri düşürülecek,terör ortamında bir ara seçim yapılacak ve AKP 330 ve üzerine yükselecek. Bunu görmemek için salak olmak lazım.
Kılıçdaroğlu ve ekibi bu salaklığın bedelini belki de kişisel olarak da ödeyecekler ama esas fatura halka çıkacak.
Neden yeni bir sol parti gerekli derseniz işte bir neden daha. Salaklık yapmamak için!
8 Nisan 2016 Cuma
Kimlik Bilgisi Sızıntısı
Bir bilişim uzmanı olarak Türkiye'de kişisel bilgilerin korunmasının çok zayıf olduğunu sürekli gözlemliyordum.
Seçim kayıtlarından da olsa 50 milyon insanın kimlik ve adres bilgilerinin sızması sonunda yöneticilerimiz önce inkar ettiler sonrada hamasi demeçler verdiler. Bu iş hamasi demeçlerle geçirilemez. Somut ve hızlı önlemler almak lazım. Bu konuda neler yapılabilir sıralayayım.
Pasaport vb. işlemlerde kişilerin parmak izleri alınmakta. Ayrıca SGK hastanelerinden yararlanmak için avuç içi biyometrik kimlik kaydı alınmakta. Bunlar güvenlik için kullanılabilir.
Eski kimliğini getirmeden, kayıp diye yeni kimlik çıkarmak isteyenlerden parmak izi veya biyometrik bilgisi olanların bu bilgi (örneğin avuç içi) doğrulanmadan yeni kimlik verilmez. Eğer bu bilgisini tanıtmamış bir kişi ise birinci derece bir akrabasının kendisi ile birlikte gelmesi istenir. Bu zorluk güvenlik açısından çok önemlidir.
Bankalarda yeni hesap açılması ve hesaptan belli rakamın üzerinde para çekilmesi talebi halinde şube şahsı bizzat tanımıyor ise hesabı olan kişinin cep numarasına gönderilecek akıllı şifre kişiden talep edilir. Bu şifreyi veremeyen veya cep telefonum yanımda değil diyen kişiye işlem yapılmaz.
E-devlet şifresi için PTT tarafından zarf verilmesi için de biyometrik doğrulama yapılması zorunluluğu getirilmelidir. Kişinin üzerinde görünen cep telefonuna akıllı şifre mesajı atılması da önlem olarak düşünülebilir.
Cep telefonu aboneliği için de ya biyometrik doğrulama ya da sistemde sızıntı öncesi kayıtlı bir birinci derece yakının da kimliği ve cep telefonu ile gelmesi ve ona şifre gönderilerek bu şifrenin doğrulanması gerekmektedir.
Bütün bu önlemler bir arada uygulanmadan etkili olması imkansızdır.
Seçimlerde siyasi partilere kimlik bilgisi paylaşılmaması ise bu sızıntı seçim hilesi için mi yapıldı diye de düşündürtüyor. Bunun yerine adres bilgisinin yanında TC kimlik numarasının ilk 7 hanesi, ad,soyad,baba adı,doğum yılı (ay ve gün gizlenerek) ve doğum yeri paylaşılması gerekli kontrol için yeterli olacaktır.
Bırakın hamaseti de iş yapın!
Seçim kayıtlarından da olsa 50 milyon insanın kimlik ve adres bilgilerinin sızması sonunda yöneticilerimiz önce inkar ettiler sonrada hamasi demeçler verdiler. Bu iş hamasi demeçlerle geçirilemez. Somut ve hızlı önlemler almak lazım. Bu konuda neler yapılabilir sıralayayım.
Pasaport vb. işlemlerde kişilerin parmak izleri alınmakta. Ayrıca SGK hastanelerinden yararlanmak için avuç içi biyometrik kimlik kaydı alınmakta. Bunlar güvenlik için kullanılabilir.
Eski kimliğini getirmeden, kayıp diye yeni kimlik çıkarmak isteyenlerden parmak izi veya biyometrik bilgisi olanların bu bilgi (örneğin avuç içi) doğrulanmadan yeni kimlik verilmez. Eğer bu bilgisini tanıtmamış bir kişi ise birinci derece bir akrabasının kendisi ile birlikte gelmesi istenir. Bu zorluk güvenlik açısından çok önemlidir.
Bankalarda yeni hesap açılması ve hesaptan belli rakamın üzerinde para çekilmesi talebi halinde şube şahsı bizzat tanımıyor ise hesabı olan kişinin cep numarasına gönderilecek akıllı şifre kişiden talep edilir. Bu şifreyi veremeyen veya cep telefonum yanımda değil diyen kişiye işlem yapılmaz.
E-devlet şifresi için PTT tarafından zarf verilmesi için de biyometrik doğrulama yapılması zorunluluğu getirilmelidir. Kişinin üzerinde görünen cep telefonuna akıllı şifre mesajı atılması da önlem olarak düşünülebilir.
Cep telefonu aboneliği için de ya biyometrik doğrulama ya da sistemde sızıntı öncesi kayıtlı bir birinci derece yakının da kimliği ve cep telefonu ile gelmesi ve ona şifre gönderilerek bu şifrenin doğrulanması gerekmektedir.
Bütün bu önlemler bir arada uygulanmadan etkili olması imkansızdır.
Seçimlerde siyasi partilere kimlik bilgisi paylaşılmaması ise bu sızıntı seçim hilesi için mi yapıldı diye de düşündürtüyor. Bunun yerine adres bilgisinin yanında TC kimlik numarasının ilk 7 hanesi, ad,soyad,baba adı,doğum yılı (ay ve gün gizlenerek) ve doğum yeri paylaşılması gerekli kontrol için yeterli olacaktır.
Bırakın hamaseti de iş yapın!
4 Şubat 2016 Perşembe
OKUDUĞUM SON 4 KİTAP
1) Dostoyevski/Ev Sahibesi/İŞ Kültür
Rus halkından 4 hikaye. Biri uzun diğerleri kısa.
2) Ayşe Kulin/Tutsak Güneş/Everest
Gelecekte bir ülke. Belki de ülkemiz. Teknoloji çok ilerlemiş ama otoriterlik daha da artmış. Gelecek nesilleri neler bekliyor. İlgi ve umutla okuyacağınız bir roman.
3) Harper Lee/Tespih Ağacının Gölgesinde/SEL
2. dünya savaşı sonrası Amerika Güney. Zenciler haklarını almak için ayaktalar. Newyork'ta yaşayan kendisini zenci bakıcısı büyüten genç kız kasabasına dönünce bocalar.
4) Ahmet Ümit/Elveda Güzel Vatanım/Everest
Selanik'li İttihatçı bir fedai eski sevgilisine yazdığı mektuplarla anılarını anlatıyor. Derin devlet, muhaliflerin öldürülmesi, gücü eline alanın yozlaşması anlatılmakta.
Rus halkından 4 hikaye. Biri uzun diğerleri kısa.
2) Ayşe Kulin/Tutsak Güneş/Everest
Gelecekte bir ülke. Belki de ülkemiz. Teknoloji çok ilerlemiş ama otoriterlik daha da artmış. Gelecek nesilleri neler bekliyor. İlgi ve umutla okuyacağınız bir roman.
3) Harper Lee/Tespih Ağacının Gölgesinde/SEL
2. dünya savaşı sonrası Amerika Güney. Zenciler haklarını almak için ayaktalar. Newyork'ta yaşayan kendisini zenci bakıcısı büyüten genç kız kasabasına dönünce bocalar.
4) Ahmet Ümit/Elveda Güzel Vatanım/Everest
Selanik'li İttihatçı bir fedai eski sevgilisine yazdığı mektuplarla anılarını anlatıyor. Derin devlet, muhaliflerin öldürülmesi, gücü eline alanın yozlaşması anlatılmakta.
Etiketler:
Ahmet Ümit,
Ayşe Kulin,
Dostoyevski,
Harper Lee,
Kitap
Nasıl Bir Parti
Artık halkın CHP ile oyalanmaması gerektiğini daha önce yazmıştım. Şimdi oluşturulması gereken partinin nasıl bir bakış açısı olmalı bunu yazmak istiyorum.
Elbette bir sol parti ama dar, kısıtlı sosyalist görüşlerden daha geniş ve kapsayıcı bir düşünce yapısına sahip.
Laikliği gerçekten benimsemekle birlikte gerçekten kimsenin mezhebine, inanışına karışmayacak bir parti. Alevi haklarının sonuna kadar savunucusu ama alevicilik yapmayan bir parti.
Kürt halkı ve halkların kendi kaderlerini belirleme hakkına saygılı ama Kürtçü olmayan bir parti.
Türkiye'yi kuran herkese Türk denmesini savunurken, Türk milliyetçisi değil yurtsever olmayı benimsemiş bir parti.
Son derece aktif, sokak ve halk hareketlerinin içinde ama teröre ve şiddete kesinlikle karşı bir parti.
Liderimiz kim olsun diye değil nerede neyi savunmamız gerekli diye tartışan , parti içi demokrasiye sonuna kadar bağlı bir parti.
Kadınları ve gençlere kotalar uygulayan değil onların eşit katılımı olan bir parti.
Diktatörlüğe, otokrasiye son derece sertçe karşı çıkarken onlarla Anayasa yapmak gibi salaklıklara hiç bir zaman sürüklenmeyecek bir parti.
Tüm mali yapısını üyelerin aidat gelirleri ile oluşturacak bir parti.
Eğer böyle bir parti oluşturulur ve sabırlı ve kararlı bir şekilde muhalefet edilmeye devam edilirse halkın bu kadar ezildiği, gelir dağılımının bu kadar bozuk olduğu, kadınların sosyal yaşamdan dışlandığı bir ülkede 3-4 seçim döneminde iktidara gelmek mümkündür.
Elbette bir sol parti ama dar, kısıtlı sosyalist görüşlerden daha geniş ve kapsayıcı bir düşünce yapısına sahip.
Laikliği gerçekten benimsemekle birlikte gerçekten kimsenin mezhebine, inanışına karışmayacak bir parti. Alevi haklarının sonuna kadar savunucusu ama alevicilik yapmayan bir parti.
Kürt halkı ve halkların kendi kaderlerini belirleme hakkına saygılı ama Kürtçü olmayan bir parti.
Türkiye'yi kuran herkese Türk denmesini savunurken, Türk milliyetçisi değil yurtsever olmayı benimsemiş bir parti.
Son derece aktif, sokak ve halk hareketlerinin içinde ama teröre ve şiddete kesinlikle karşı bir parti.
Liderimiz kim olsun diye değil nerede neyi savunmamız gerekli diye tartışan , parti içi demokrasiye sonuna kadar bağlı bir parti.
Kadınları ve gençlere kotalar uygulayan değil onların eşit katılımı olan bir parti.
Diktatörlüğe, otokrasiye son derece sertçe karşı çıkarken onlarla Anayasa yapmak gibi salaklıklara hiç bir zaman sürüklenmeyecek bir parti.
Tüm mali yapısını üyelerin aidat gelirleri ile oluşturacak bir parti.
Eğer böyle bir parti oluşturulur ve sabırlı ve kararlı bir şekilde muhalefet edilmeye devam edilirse halkın bu kadar ezildiği, gelir dağılımının bu kadar bozuk olduğu, kadınların sosyal yaşamdan dışlandığı bir ülkede 3-4 seçim döneminde iktidara gelmek mümkündür.
22 Ocak 2016 Cuma
CHP'ye Dair
Seçimlerden hemen sonra Kılıçdaroğlu'nu istifaya çağırmıştım. İstifa olmayınca yapılacak kurultayı bekleme kararı aldım. Belki kurultayda CHP'ye yeni bir yön verilebilirdi. Ya da kurultay yeni bir genel başkan seçer ve duruma el koyardı. Yazık ki bu olmadı. CHP ve Kılıçdaroğlu yönetimi ne hatalar yaptı ve neden artık CHP dışı oluşum şart konusunda bir kaç yazı yazacağım.
- Milletvekili adaylarını tüm üyeler seçerken neden kongre delegelerini, ilçe yönetimlerini tüm üyeler seçmez? CHP delegelik sistemine son veremedi.
- Belediye seçimlerinde İstanbul'da rantçı bir anlayışı temsil eden Sarıgül niye aday yapıldı. Hadi o aday yapıldı niye ilçe başkan adaylarını onun belirlenmesine izin verildi. Bu yolla seçilen belediyelerin AKP'yi aratmayan rant uygulamaları CHP'ye inancı sarstı. Urla belediyesinin yoksul gecekonduları yıkıp, muktedir villalarını koruması unutulmadı.
- Ekmelettin beyin aday yapılması büyük bir hata idi. Bunun öz eleştirisi yapılmadı.
- Baykal neden CB ile görüştü. Bundan sonra partiden atılması gerekirken, meclis başkanı adayı yapıldı. Neden bu aday konusunda MHP ve HDP ile anlaşılmadı. Neden Baykal 3. turda seçimlerden geri çekilip CB adayı yapılan Ekmeleddin beyin meclis başkanı olması sağlanmadı. Bunlar bu muhalefete verilen oylar heba oluyor kanısını güçlendirdi.
- AKP ile istikşafi görüşmelerle 40 gün halkın oyalanmasına neden olmak CHP halkı oyalamaktan başka ne işe yarar sorusunu dile getirdi.
- Sağa açılımın yanlışlığı ve CHP'ye üye yapılsa da kadın kotasından PM'e Bekaroğlu'nun sokulması halen anlaşılmadı. Buna dair net bir öz eleştiri yok.
- Seçim hükümetine girip, alınan bakanlıklardaki yolsuzlukları açığa çıkarsa daha doğru olmaz mı idi?
- Bir yandan dikta deyip bir yandan birlikte Anayasa yapmaya kalkmak. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu. Önce seçim barajını kaldır da sonra Anayasa görüşelim denemez miydi?
- Sezgin Tanrıkulu niye Diyarbakır adayı yapılmadı? Eğer Diyarbakır'dan bile seçilemiyorsa o zaman çelişkili politikalar partiye ne getirdi?
- Genel başkan adayı için %10 kota çok fazla. Balbay'ın da aday bile olamaması CHP için utanç. Ama Balbay'da kendi gazetesinin genel yayın yönetmeni Can Dündar'a bile sahip çıkmaması o da seçilse pek değişiklik umudu olmadığını gösterdi.
Tüm bunlardan sonra seçim barajları çok zor hale de getirse CHP ile halkın oyalanması, göstermelik demokrasinin figüranı haline gelinmiş olması karşısında yeni bir oluşum şart! Burada Anadolu Partisi, TİP ve tüm geçmişten çok iyi ders alarak yola çıkılmalı. Bunlara başka yazılarda değineceğim.
- Milletvekili adaylarını tüm üyeler seçerken neden kongre delegelerini, ilçe yönetimlerini tüm üyeler seçmez? CHP delegelik sistemine son veremedi.
- Belediye seçimlerinde İstanbul'da rantçı bir anlayışı temsil eden Sarıgül niye aday yapıldı. Hadi o aday yapıldı niye ilçe başkan adaylarını onun belirlenmesine izin verildi. Bu yolla seçilen belediyelerin AKP'yi aratmayan rant uygulamaları CHP'ye inancı sarstı. Urla belediyesinin yoksul gecekonduları yıkıp, muktedir villalarını koruması unutulmadı.
- Ekmelettin beyin aday yapılması büyük bir hata idi. Bunun öz eleştirisi yapılmadı.
- Baykal neden CB ile görüştü. Bundan sonra partiden atılması gerekirken, meclis başkanı adayı yapıldı. Neden bu aday konusunda MHP ve HDP ile anlaşılmadı. Neden Baykal 3. turda seçimlerden geri çekilip CB adayı yapılan Ekmeleddin beyin meclis başkanı olması sağlanmadı. Bunlar bu muhalefete verilen oylar heba oluyor kanısını güçlendirdi.
- AKP ile istikşafi görüşmelerle 40 gün halkın oyalanmasına neden olmak CHP halkı oyalamaktan başka ne işe yarar sorusunu dile getirdi.
- Sağa açılımın yanlışlığı ve CHP'ye üye yapılsa da kadın kotasından PM'e Bekaroğlu'nun sokulması halen anlaşılmadı. Buna dair net bir öz eleştiri yok.
- Seçim hükümetine girip, alınan bakanlıklardaki yolsuzlukları açığa çıkarsa daha doğru olmaz mı idi?
- Bir yandan dikta deyip bir yandan birlikte Anayasa yapmaya kalkmak. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu. Önce seçim barajını kaldır da sonra Anayasa görüşelim denemez miydi?
- Sezgin Tanrıkulu niye Diyarbakır adayı yapılmadı? Eğer Diyarbakır'dan bile seçilemiyorsa o zaman çelişkili politikalar partiye ne getirdi?
- Genel başkan adayı için %10 kota çok fazla. Balbay'ın da aday bile olamaması CHP için utanç. Ama Balbay'da kendi gazetesinin genel yayın yönetmeni Can Dündar'a bile sahip çıkmaması o da seçilse pek değişiklik umudu olmadığını gösterdi.
Tüm bunlardan sonra seçim barajları çok zor hale de getirse CHP ile halkın oyalanması, göstermelik demokrasinin figüranı haline gelinmiş olması karşısında yeni bir oluşum şart! Burada Anadolu Partisi, TİP ve tüm geçmişten çok iyi ders alarak yola çıkılmalı. Bunlara başka yazılarda değineceğim.
25 Aralık 2015 Cuma
AKP ile Anayasa Görüşmek Halka İhanettir!
Tam bir otoriter yönetim haline dönmüş, demokrasinin sıfırlandığı, insanların evlerine tıkıldığı, yargının tamamen siyasallaştığı, kuvvetler ayrımının kalmadığı ülkemizde, bunların baş nedeni olan AKP iktidarı ile "Demokratik" Anayasa yapmak KESİNLİKLE MÜMKÜN DEĞİLDİR!
Onlarla bu konuda görüşme yapmak bile AKP ile demokratik anayasa olabilir izlenimi yaratır ki bunu AKP yarın gideceği Anayasa referandumunda kendi lehine kullanacaktır. Bunun için dağılmakta olan MHP'den transfer yapabilir AKP. HDP'de başkanlık konusunda 7 Haziran'daki tavrını izlememekte.
Sonuçta bu görüşmeyi yapan hiç bir parti demokrat, devrimci, sosyal demokrat olamaz!
CHP'de bir çok başkan adayı var ama bunlardan bu konuda net tavırlar görmüyoruz. Zaten en demokrat görünen Balbay'ın bile Can Dündar ve Emre Gül protestolarında bile görünmemesi bu adaylardan da bir şey çıkmayacağının göstergesi.
Defalarca elindeki şansı harcayan muhalefet ülkenin referanduma gitmesine yol açacak bu görüşmelere girmemeli. Aksi halde referandumu gününe kadar kan akmaya devam edecek, çünkü kanın oylarını artırmasının tadını aldılar!
Onlarla bu konuda görüşme yapmak bile AKP ile demokratik anayasa olabilir izlenimi yaratır ki bunu AKP yarın gideceği Anayasa referandumunda kendi lehine kullanacaktır. Bunun için dağılmakta olan MHP'den transfer yapabilir AKP. HDP'de başkanlık konusunda 7 Haziran'daki tavrını izlememekte.
Sonuçta bu görüşmeyi yapan hiç bir parti demokrat, devrimci, sosyal demokrat olamaz!
CHP'de bir çok başkan adayı var ama bunlardan bu konuda net tavırlar görmüyoruz. Zaten en demokrat görünen Balbay'ın bile Can Dündar ve Emre Gül protestolarında bile görünmemesi bu adaylardan da bir şey çıkmayacağının göstergesi.
Defalarca elindeki şansı harcayan muhalefet ülkenin referanduma gitmesine yol açacak bu görüşmelere girmemeli. Aksi halde referandumu gününe kadar kan akmaya devam edecek, çünkü kanın oylarını artırmasının tadını aldılar!
6 Aralık 2015 Pazar
Savaşa Hayır
Son dönemde Rusya ile aramızda ciddi gerginlik var. Bunu savaşa doğru sürüklemek isteyenler arasında ne yazık ki kendini solcu,sosyal demokrat sayanlar da var.
Sen sınırlarını kevgire döndür, isteyen her gün girip çıksın, belki 1 milyon kişiyi kayıtsız kuyutsuz içeri al, teröristleri hastanelerinde ağırla, intihar bombacılarına bile sağlık dahil her tür hizmeti sun sonra sınırlarını 17 saniye ihlal etti diye Rus uçağı düşür.
Neymiş ülkesi belli değilmiş! Bu tip uçak Suriye'de ya Suriye ya Rus uçağı olabilir başka hangi ülke olsun.
Neymiş 5 dakika içinde 10 kez uyarmışız. Demek ki bu uyarı sınırımızı ihlal etmeden, kendisini egemen ülke olarak davet eden Suriye sınırlarında iken uyarmışız! Başka ülkedeki uçuştan sana ne?
İçeriye doğru girmiyor açısal olarak, teğet geçeceği belli. Bu durumda düşürmek ancak savaş ateşine benzin dökmek anlamına gelir.
Şimdiden Antalya ve akdeniz üreticisi ve turizm sektörü büyük zararda. Böyle giderse zarar tüm halka yayılacak.
Başlarındaki otoriter yönetimlerin keyfi hırsları nedeniyle çıkacak bir savaştan hem Türk hem Rus halkı çok zarar görür.
Çılgınlık yapmayalım. Hep birlikte savaşa karşı duralım.
Sen sınırlarını kevgire döndür, isteyen her gün girip çıksın, belki 1 milyon kişiyi kayıtsız kuyutsuz içeri al, teröristleri hastanelerinde ağırla, intihar bombacılarına bile sağlık dahil her tür hizmeti sun sonra sınırlarını 17 saniye ihlal etti diye Rus uçağı düşür.
Neymiş ülkesi belli değilmiş! Bu tip uçak Suriye'de ya Suriye ya Rus uçağı olabilir başka hangi ülke olsun.
Neymiş 5 dakika içinde 10 kez uyarmışız. Demek ki bu uyarı sınırımızı ihlal etmeden, kendisini egemen ülke olarak davet eden Suriye sınırlarında iken uyarmışız! Başka ülkedeki uçuştan sana ne?
İçeriye doğru girmiyor açısal olarak, teğet geçeceği belli. Bu durumda düşürmek ancak savaş ateşine benzin dökmek anlamına gelir.
Şimdiden Antalya ve akdeniz üreticisi ve turizm sektörü büyük zararda. Böyle giderse zarar tüm halka yayılacak.
Başlarındaki otoriter yönetimlerin keyfi hırsları nedeniyle çıkacak bir savaştan hem Türk hem Rus halkı çok zarar görür.
Çılgınlık yapmayalım. Hep birlikte savaşa karşı duralım.
27 Kasım 2015 Cuma
OKUDUĞUM SON 3 KİTAP
1) Kana Bulanmış Sakal/Daniel Galera/Can
Brezilya edebiyatından güzel bir roman. İntihar eden babasının arkasından dedesinin izine düşüp bir sahil kasabasına gelen genç yüzücü. İnsan ilişkileri üzerine son derece akıcı yazılmış güzel bir roman. Bazen en yakınımız bile bizi anlayamaz.
2) Kader Kuyusu/Mehmed Uzun/İthaki
Kürt romanının büyük ismi Mehmed Uzun 19. yüzyıl sonundan başlayıp 20. yüzyıl ortalarına kadar Cizre Botan'dan göçmüş Mir Bedirhan sülalesinin İstanbul ve sürgünde geçen günlerini anlatıyor. Torun'un doğuşundan başlayıp ölümüne kadar süren roman aynı zamanda Kürt direnişinin de anlatımı.
Bu romanı okuduktan sonra devletleri olmadan Kürt'lerin bu mücadeleyi bitirmeyeceklerine kanaat getirdim.
3) Yeşil Gölge/Kemal Bilbaşar/Can
2. dünya savaşı sonrasında bir Anadolu kasabası. İstiklal savaşındaki konumunu kullanarak güç elde etmiş bir ağa, meyhanesi, kasaba eşrafı, imam etrafında geçiyor konu. Demokrat parti kurulması ve halkın ilgisinin nedenini arayanlara ışık tutabilir. Din, para,rüşvet, güç ve ezilen köylü ve işçiler. Demiryolu gelişinin bir güç savaşına dönmesi.
Çok rahatlıkla okunan, sürükleyici ve bugünlere de ışık tutan bir roman.
Brezilya edebiyatından güzel bir roman. İntihar eden babasının arkasından dedesinin izine düşüp bir sahil kasabasına gelen genç yüzücü. İnsan ilişkileri üzerine son derece akıcı yazılmış güzel bir roman. Bazen en yakınımız bile bizi anlayamaz.
2) Kader Kuyusu/Mehmed Uzun/İthaki
Kürt romanının büyük ismi Mehmed Uzun 19. yüzyıl sonundan başlayıp 20. yüzyıl ortalarına kadar Cizre Botan'dan göçmüş Mir Bedirhan sülalesinin İstanbul ve sürgünde geçen günlerini anlatıyor. Torun'un doğuşundan başlayıp ölümüne kadar süren roman aynı zamanda Kürt direnişinin de anlatımı.
Bu romanı okuduktan sonra devletleri olmadan Kürt'lerin bu mücadeleyi bitirmeyeceklerine kanaat getirdim.
3) Yeşil Gölge/Kemal Bilbaşar/Can
2. dünya savaşı sonrasında bir Anadolu kasabası. İstiklal savaşındaki konumunu kullanarak güç elde etmiş bir ağa, meyhanesi, kasaba eşrafı, imam etrafında geçiyor konu. Demokrat parti kurulması ve halkın ilgisinin nedenini arayanlara ışık tutabilir. Din, para,rüşvet, güç ve ezilen köylü ve işçiler. Demiryolu gelişinin bir güç savaşına dönmesi.
Çok rahatlıkla okunan, sürükleyici ve bugünlere de ışık tutan bir roman.
Etiketler:
Daniel Galera,
Kader Kuyusu,
Kemal Bilbaşar,
Mehmed Uzun
5 Kasım 2015 Perşembe
Bahçeli,Kılıçdaroğlu İstifa Dikta Anayasasına Hayır
Seçimlerde oyumu HDP'ye verdim. Barajı ucu ucuna geçmesi, barajı geçmediği takdirde AKP'nin mutlak meclis çoğunluğunu elde edeceği düşünülürse kararımın arkasındayım.
Devlet Bahçeli partisi haline gelmiş MHP'yi halk cezalandırdı. Bahçeli'yi başından atmamış bir MHP yok olmaya mahkum. Hele AKP'nin "ileri demokratik" dikta anayasasına katkıda bulunursa bu bitiş daha da hızlanır. Bahçeli hamasi nutukları bırakıp derhal istifa etmeli. Ana muhalefet değil, küçük yavru muhalefet olmak hedefe ermek sayılamaz.
Kılıçdaroğlu istifa etmeli ve yeniden aday olmamalı. Ya da CHP kurultayı artık sağa kapı açan, geri zekalı danışmanlarla Ekmeleddin gibi adaylar gösteren, Baykal'ı tasfiye etmeyen, Sarıgül'ü aday yapıp İstanbul belediyelerini rantçılara emanet eden Kılıçdaroğlu'nu gönderip, yoksul ve emekçi halka sol söylem ile hitap edecek bir devrimciyi başa getirmelidir. Her seçimde %1 oy artırarak iktidara gelmek için 13 seçim yani 52 yıl geçmesini beklemeyi hiç bir salak başarı sanamaz. Yetti bu dini, sağ, rantçı söylemlerden umut bekleyen sahte sosyal demokratlar! Bunu yapmadıkça oyumu tekrar alamaz CHP! Hele dikta Anayasası için görüşme bile yapması bence CHP'yi bitirir. Diktatörlerle demokratik anayasa yapılamaz.
Demirtaş ve HDP'yi azaltan PKK oldu. Sivil siyasetin öne çıkmasını hazmedemedi. HDP PKK terörüne daha net karşı çıkmalı 3. parti konumuna gelmişken. Anayasa değişikliği veya çözüm sürecini AKP ile canlandırma fikrini derhal unutmalı. Diktatörlerle eli kanlı yönetimlerle Kürt sorunu dahil hiç bir sorun demokratik olarak çözülemez. Demokratik olarak eldeki son hakları kullanmalı. Bunları yapmazsa emanet oyumu geri almakta tereddüt etmem.
Halkın devirdiği AKP'yi beceriksiz muhalefet geri getirdi!
Devlet Bahçeli partisi haline gelmiş MHP'yi halk cezalandırdı. Bahçeli'yi başından atmamış bir MHP yok olmaya mahkum. Hele AKP'nin "ileri demokratik" dikta anayasasına katkıda bulunursa bu bitiş daha da hızlanır. Bahçeli hamasi nutukları bırakıp derhal istifa etmeli. Ana muhalefet değil, küçük yavru muhalefet olmak hedefe ermek sayılamaz.
Kılıçdaroğlu istifa etmeli ve yeniden aday olmamalı. Ya da CHP kurultayı artık sağa kapı açan, geri zekalı danışmanlarla Ekmeleddin gibi adaylar gösteren, Baykal'ı tasfiye etmeyen, Sarıgül'ü aday yapıp İstanbul belediyelerini rantçılara emanet eden Kılıçdaroğlu'nu gönderip, yoksul ve emekçi halka sol söylem ile hitap edecek bir devrimciyi başa getirmelidir. Her seçimde %1 oy artırarak iktidara gelmek için 13 seçim yani 52 yıl geçmesini beklemeyi hiç bir salak başarı sanamaz. Yetti bu dini, sağ, rantçı söylemlerden umut bekleyen sahte sosyal demokratlar! Bunu yapmadıkça oyumu tekrar alamaz CHP! Hele dikta Anayasası için görüşme bile yapması bence CHP'yi bitirir. Diktatörlerle demokratik anayasa yapılamaz.
Demirtaş ve HDP'yi azaltan PKK oldu. Sivil siyasetin öne çıkmasını hazmedemedi. HDP PKK terörüne daha net karşı çıkmalı 3. parti konumuna gelmişken. Anayasa değişikliği veya çözüm sürecini AKP ile canlandırma fikrini derhal unutmalı. Diktatörlerle eli kanlı yönetimlerle Kürt sorunu dahil hiç bir sorun demokratik olarak çözülemez. Demokratik olarak eldeki son hakları kullanmalı. Bunları yapmazsa emanet oyumu geri almakta tereddüt etmem.
Halkın devirdiği AKP'yi beceriksiz muhalefet geri getirdi!
16 Ekim 2015 Cuma
Muhalefet Oyumuzu Hak Etmese de
Aslında 7 Haziran sonrası hiç bir muhalefet partisi oyumuzu hak etmiyor. Halkın oyuyla devirdiği AKP'yi iktidarda muhalefetin beceriksizliği tuttu. Meclisten bir tane AKP karşıtı karar çıkartamadılar. Birer bire bakarsak durumlarına:
Devlet Bahçeli partisi (artık MHP adını hak etmiyor) meclis başkanlığını AKP'ye hediye etti. Hükümete savaş yetkileri verdi. Çinli,Koreli dövmeleri de işin tuzu biberi oldu. Hiç bir güçlü adaya tahammül edemeyen Bahçeli partisinde parti demokrasi sıfır.
Vatan Partisi seçim barajı sorunumuz yok diyordu. Yüzde yarım bile oy alamadılar. Bir öz eleştiri duydunuz mu? Cemaate karşı mücadele diye AKP ve diktatörlüğü savunur pozisyona düştüler. Suriye'de savaş çığlıkları da unutulmamalı.
CHP istikşafi görüşme diye halkın 40 gün oyalanmasına izin verdi. Davutoğlu ile baş başa görüşüp niyet belli olunca görüşmelere devam etmese hükümet kurma yetkisini alması olası idi Kılıçdaroğlu'nun. Baykal Erdoğan ile görüştükten sonra kesinlikle aday yapılmamalı , MHP ve HDP ile en azından meclis başkanlığında uzlaşma yapılabilmeli idi. CB adayı yaptıkları Ekmel beyi 3. turda destekleyip son turda topu HDP'ye bırakabilirlerdi. Zorunlu seçim hükümetine girmeme kararları ise son derece yanlıştı. CHP ve MHP hükümete girse idi tek tek vekillere bakanlık teklif etmek mümkün değildi. Ayrıca 11 muhalif bakan olan bir hükümet olsa idi kolay kolay Ankara katliamı olmazdı. Verdiğimiz oylarla elde edilen Anayasal yetkilerini kullanmadılar. Çalışmayana meclise kadük olacak yasa teklifleri ile kimi kandıracaklar.
HDP eğer 7 Haziran öncesi komplo teorileri doğru olsa idi AKP ile hükümet kurup başkanlık ve özerklik içeren Anayasa değişikliği yapmalı idi. Verdiği sözleri en çok tutan parti oldu. RTÜK'de zorda olsa MHP adayına oy verip muhalefete geçmesini sağlayabilirdi başkanlığın. Verilen 3 bakanlığın sadece ikisini kullandı ve onları da bıraktı. Bu çok yanlış idi.
Görüldüğü gibi aslında hiç bir muhalefet partisi oyumuzu hak etmiyor ama seçim sonrası tek olumlu olasılık CHP-HDP koalisyonu kanımca. Bu nedenle bu seçimde oyum HDP'ye eğer teröre karşı tavırları sürerse.
Devlet Bahçeli partisi (artık MHP adını hak etmiyor) meclis başkanlığını AKP'ye hediye etti. Hükümete savaş yetkileri verdi. Çinli,Koreli dövmeleri de işin tuzu biberi oldu. Hiç bir güçlü adaya tahammül edemeyen Bahçeli partisinde parti demokrasi sıfır.
Vatan Partisi seçim barajı sorunumuz yok diyordu. Yüzde yarım bile oy alamadılar. Bir öz eleştiri duydunuz mu? Cemaate karşı mücadele diye AKP ve diktatörlüğü savunur pozisyona düştüler. Suriye'de savaş çığlıkları da unutulmamalı.
CHP istikşafi görüşme diye halkın 40 gün oyalanmasına izin verdi. Davutoğlu ile baş başa görüşüp niyet belli olunca görüşmelere devam etmese hükümet kurma yetkisini alması olası idi Kılıçdaroğlu'nun. Baykal Erdoğan ile görüştükten sonra kesinlikle aday yapılmamalı , MHP ve HDP ile en azından meclis başkanlığında uzlaşma yapılabilmeli idi. CB adayı yaptıkları Ekmel beyi 3. turda destekleyip son turda topu HDP'ye bırakabilirlerdi. Zorunlu seçim hükümetine girmeme kararları ise son derece yanlıştı. CHP ve MHP hükümete girse idi tek tek vekillere bakanlık teklif etmek mümkün değildi. Ayrıca 11 muhalif bakan olan bir hükümet olsa idi kolay kolay Ankara katliamı olmazdı. Verdiğimiz oylarla elde edilen Anayasal yetkilerini kullanmadılar. Çalışmayana meclise kadük olacak yasa teklifleri ile kimi kandıracaklar.
HDP eğer 7 Haziran öncesi komplo teorileri doğru olsa idi AKP ile hükümet kurup başkanlık ve özerklik içeren Anayasa değişikliği yapmalı idi. Verdiği sözleri en çok tutan parti oldu. RTÜK'de zorda olsa MHP adayına oy verip muhalefete geçmesini sağlayabilirdi başkanlığın. Verilen 3 bakanlığın sadece ikisini kullandı ve onları da bıraktı. Bu çok yanlış idi.
Görüldüğü gibi aslında hiç bir muhalefet partisi oyumuzu hak etmiyor ama seçim sonrası tek olumlu olasılık CHP-HDP koalisyonu kanımca. Bu nedenle bu seçimde oyum HDP'ye eğer teröre karşı tavırları sürerse.
3 Ekim 2015 Cumartesi
OKUDUĞUM SON 3 KİTAP
1) Şeytan,Melek ve Komünist/Nedim Gürsel/DK
Nazım Hikmet otobiyografisi yazara Nazım'ı takip eden DDR ajanı anılarını vermek ister. Roman Berlin'de geçiyor. Hem Nazım'ın hayatı, hem dönemin parti uygulamaları, hem duvarın çöküşü bu romanda konu ediliyor.
Nazım,TKP veya Berlin ilginizi çekiyorsa romanı mutlaka okuyun.
2) İncir Tarihi/Faruk Duman/Can
Masalsı bir roman. Biraz efsanelerden esin almış. Osmanlı dönemi İstanbul'u ve denizlerde geçiyor. Değişik bir okuma deneyimi için öneririm.
3) Yolda/Jack Kerouac/Ayrıntı
Hiçbir bölüme ayrılmayan ABD yol anıları. 1945 sonrası Amerika'da Doğudan Batıya, Güney'den Kuzey'e, otostop, araba ve otobüsle yapılan uzun yolculuklar. Caz, uyuşturucu, partiler, araba hırsızlığı. Zaman zaman sıkıcı hale gelse de yine de değişik bir roman.
Nazım Hikmet otobiyografisi yazara Nazım'ı takip eden DDR ajanı anılarını vermek ister. Roman Berlin'de geçiyor. Hem Nazım'ın hayatı, hem dönemin parti uygulamaları, hem duvarın çöküşü bu romanda konu ediliyor.
Nazım,TKP veya Berlin ilginizi çekiyorsa romanı mutlaka okuyun.
2) İncir Tarihi/Faruk Duman/Can
Masalsı bir roman. Biraz efsanelerden esin almış. Osmanlı dönemi İstanbul'u ve denizlerde geçiyor. Değişik bir okuma deneyimi için öneririm.
3) Yolda/Jack Kerouac/Ayrıntı
Hiçbir bölüme ayrılmayan ABD yol anıları. 1945 sonrası Amerika'da Doğudan Batıya, Güney'den Kuzey'e, otostop, araba ve otobüsle yapılan uzun yolculuklar. Caz, uyuşturucu, partiler, araba hırsızlığı. Zaman zaman sıkıcı hale gelse de yine de değişik bir roman.
Etiketler:
Faruk Duman,
Jack Kerouac,
Kitap,
Nedim Gürsel
10 Eylül 2015 Perşembe
Ya CHP-HDP Ya Aynı Kaos
Tüm kusurlarına karşın 1 Kasım'da üç olasılıktan en olumlu olanı CHP-HDP'nin toplam 280 vekil çıkararak ülkeyi barış ortamına kavuşturması.
İkinci ve en güçlü olasılık benzer tablo ortaya çıkması. MHP'nin, daha doğrusu Bahçeli'nin yaptığı mızıkçı tavır bugünlerde büyük rol sahibi. Muhalif bir meclis başkanı olsa idi bugün meclis açık olabilirdi. 1 yıllığına bile olsa AKP iktidardan uzaklaştırılsa idi bu kanlı tablo meydana gelmezdi. Aynı tablo çıkarsa MHP ya AKP ile koalisyon yapacak ya da yine seçim ve kanlı tablo sürecek.
Üçüncü ve en zayıf olasılık ise AKP'nin tek başına iktidara gelmesi. Bu ise ilk iki tablodan daha parlak bir ülke vaat etmiyor.
O nedenle zorda olsa tek olumlu tablo olan ilk tablo için hepimiz çaba gösterelim.
İkinci ve en güçlü olasılık benzer tablo ortaya çıkması. MHP'nin, daha doğrusu Bahçeli'nin yaptığı mızıkçı tavır bugünlerde büyük rol sahibi. Muhalif bir meclis başkanı olsa idi bugün meclis açık olabilirdi. 1 yıllığına bile olsa AKP iktidardan uzaklaştırılsa idi bu kanlı tablo meydana gelmezdi. Aynı tablo çıkarsa MHP ya AKP ile koalisyon yapacak ya da yine seçim ve kanlı tablo sürecek.
Üçüncü ve en zayıf olasılık ise AKP'nin tek başına iktidara gelmesi. Bu ise ilk iki tablodan daha parlak bir ülke vaat etmiyor.
O nedenle zorda olsa tek olumlu tablo olan ilk tablo için hepimiz çaba gösterelim.
29 Ağustos 2015 Cumartesi
Seçim Hükümeti Kuruldu
Anayasa'ya göre zorunlu seçim hükümeti kuruldu. CHP ve MHP bu hükümete üye vermedi. HDP'den bir üye görevi kabul etmedi. Bu konuda da yasal boşluk olduğu görüldü. Teamüllere göre üyeler partilerden istenmeli ve parti yönetimi kabul veya reddetmeli idi. Ayrıca görev alan saf değiştirmiş Türkeş Başbakan yardımcısı yapılırken iki HDP'li "olmayan" AB ile ilişkiler bakanlığı ve yine "olmayan" kalkınma bakanlıklarına atandı. Bu konuda en son kesin bütçedeki pay sıralamasına göre vekil dağıtır gibi bir sistemle dağıtılmalıydı bakanlıklar; keyfi olarak baştakilerce değil!
CHP bu süreçte Kılıçdaroğlu - Davutoğlu baş başa görüşüp saray etkisinden çıkamayacaksa süreci uzatmasa idi ne olurdu? 15. günde görüşmeler bitse idi CB mecburen Kılıçdaroğlu'na görev verecekti. Seçim hükümetine girmemekle ise büyük aptallık edilerek meydan AKP'li sözde bağımsız bakanlara terk edildi. Seçimden sonra aynı tablo çıkarsa belki bu hükümet ülkeyi aylarca yönetecek. Onun içinde yer almayarak verdiğimiz oylara ihanet edildi.
MHP ise meclis başkanlığını muhalefetten seçtirmeyerek AKP'ye ve saraya en büyük hizmeti etti. Meclis açık olsa idi bazı yolsuzluk dosyaları yeniden açılabilirdi. Zaten kalmamış çözüm sürecinde AKP ile hükümet kurabilirdi ama haklı olarak saray etkisinde bir başbakan ile hükümet kurmadı.
HDP ise RTÜK'te zorda olsa MHP'li üyeye oy vererek seçim için önemli bu kurulu muhalefete verebilirdi.
Yani biz halk olarak AKP'yi indirdik ama muhalefet onu orada tutmayı başardı.
CHP bu süreçte Kılıçdaroğlu - Davutoğlu baş başa görüşüp saray etkisinden çıkamayacaksa süreci uzatmasa idi ne olurdu? 15. günde görüşmeler bitse idi CB mecburen Kılıçdaroğlu'na görev verecekti. Seçim hükümetine girmemekle ise büyük aptallık edilerek meydan AKP'li sözde bağımsız bakanlara terk edildi. Seçimden sonra aynı tablo çıkarsa belki bu hükümet ülkeyi aylarca yönetecek. Onun içinde yer almayarak verdiğimiz oylara ihanet edildi.
MHP ise meclis başkanlığını muhalefetten seçtirmeyerek AKP'ye ve saraya en büyük hizmeti etti. Meclis açık olsa idi bazı yolsuzluk dosyaları yeniden açılabilirdi. Zaten kalmamış çözüm sürecinde AKP ile hükümet kurabilirdi ama haklı olarak saray etkisinde bir başbakan ile hükümet kurmadı.
HDP ise RTÜK'te zorda olsa MHP'li üyeye oy vererek seçim için önemli bu kurulu muhalefete verebilirdi.
Yani biz halk olarak AKP'yi indirdik ama muhalefet onu orada tutmayı başardı.
1 Ağustos 2015 Cumartesi
Gidişatı Değiştirebilecek 5 Kişi
Ülkenin içinde bulunduğu durumu kendi tavırlarında değişiklik yaparak değiştirebilecek 5 kişi var bence.
Bunlardan ilkinin tavrını değiştireceğine dair umudum sıfır olduğundan onun adını anmayacağım.
Davutoğlu eğer seçim sonuçlarını iyi değerlendirebilse idi durumu değiştirebilirdi. Cumhurbaşkanını Anayasal konumuna davet eder, CHP ile gerçekten samimi koalisyon görüşmeleri yapar ve partinin lideri olma yolunda adım atardı. Bu sırada partiden kopan bir miktar vekil olsa da sonunda siyaset yeni bir lider bulur ve istenen çoğunluk sağlanırdı. 60 milletvekili bile istifa etse Anayasa'yı referandumla değiştirecek bir çoğunluk sağlanırdı. Halen bu şans var mı? Çok ufak da olsa var.
Kılıçdaroğlu eğer Davutoğlu ile baş başa görüşüp, bu tavrı ondan talep etse idi. Olumsuz yanıt alırsa ise nafile koalisyon görüşmelerine ayıp olmasın diye devam etmese idi CHP olası bir seçimde çok daha iyi bir durumda olurdu. Partisindeki koltuk meraklılarına fazla yol açması, tavrını açık ve net ortaya koymaması ona kaybettiriyor. Bir de sağ adaylar ve söylemlerle bir yere gelinemeyeceğini anlaması durumu değiştirebilir.
Bahçeli kan içmek, Çinli dövmek, 80-80 eşitliğin kaprisine girmekten vazgeçip MHP genel başkanlığından ayrılırsa ülkenin gidişatını değiştirebilir. HDP-Kürt alerjisinden vazgeçip muhalefet olarak bir geçici hükümet kurulabilse idi AKP bir sonraki seçimde yoktu. Bari meclisi çalıştırmak, RTÜK'e muhaleftden başkan seçmek konusunda adım atabilse. Partisini bitiriyor. Belki de bu ülke için hayırlı olacaktır.
Demirtaş seçimlerden önceki komplo teorileri doğru olsa idi derhal AKP-HDP hükümeti kurulmalı, hatta Apo serbest kalmalı idi şimdiye kadar. Bunları kesin olarak savunanlar hiç utanmıyorlar mı? Demirtaş seçimde verdiği sözleri genelde tuttu. PKK'ya karşı terörü bırakması için kesin tavır alması, bunu tüm parti yönetimi olarak sergilemeleri durumu değiştirebilir. Yine de seçim sonrası en iyi performansı PKK'ya karşın Demirtaş sergilemekte.
Bunlardan ilkinin tavrını değiştireceğine dair umudum sıfır olduğundan onun adını anmayacağım.
Davutoğlu eğer seçim sonuçlarını iyi değerlendirebilse idi durumu değiştirebilirdi. Cumhurbaşkanını Anayasal konumuna davet eder, CHP ile gerçekten samimi koalisyon görüşmeleri yapar ve partinin lideri olma yolunda adım atardı. Bu sırada partiden kopan bir miktar vekil olsa da sonunda siyaset yeni bir lider bulur ve istenen çoğunluk sağlanırdı. 60 milletvekili bile istifa etse Anayasa'yı referandumla değiştirecek bir çoğunluk sağlanırdı. Halen bu şans var mı? Çok ufak da olsa var.
Kılıçdaroğlu eğer Davutoğlu ile baş başa görüşüp, bu tavrı ondan talep etse idi. Olumsuz yanıt alırsa ise nafile koalisyon görüşmelerine ayıp olmasın diye devam etmese idi CHP olası bir seçimde çok daha iyi bir durumda olurdu. Partisindeki koltuk meraklılarına fazla yol açması, tavrını açık ve net ortaya koymaması ona kaybettiriyor. Bir de sağ adaylar ve söylemlerle bir yere gelinemeyeceğini anlaması durumu değiştirebilir.
Bahçeli kan içmek, Çinli dövmek, 80-80 eşitliğin kaprisine girmekten vazgeçip MHP genel başkanlığından ayrılırsa ülkenin gidişatını değiştirebilir. HDP-Kürt alerjisinden vazgeçip muhalefet olarak bir geçici hükümet kurulabilse idi AKP bir sonraki seçimde yoktu. Bari meclisi çalıştırmak, RTÜK'e muhaleftden başkan seçmek konusunda adım atabilse. Partisini bitiriyor. Belki de bu ülke için hayırlı olacaktır.
Demirtaş seçimlerden önceki komplo teorileri doğru olsa idi derhal AKP-HDP hükümeti kurulmalı, hatta Apo serbest kalmalı idi şimdiye kadar. Bunları kesin olarak savunanlar hiç utanmıyorlar mı? Demirtaş seçimde verdiği sözleri genelde tuttu. PKK'ya karşı terörü bırakması için kesin tavır alması, bunu tüm parti yönetimi olarak sergilemeleri durumu değiştirebilir. Yine de seçim sonrası en iyi performansı PKK'ya karşın Demirtaş sergilemekte.
11 Temmuz 2015 Cumartesi
OKUDUĞUM SON 4 KİTAP
1) Mahrem/Barış Terkoğlu-Barış Pehlivan/Kırmızı Kedi
Çoğu Vikileaks belgelerine dayanarak Fettullah Gülen tarikatı'nı ABD nasıl görüyor anlıyoruz.
En ilgimi çeken son derece saygın görünen gazeteci, yazar, iş adamı, akademisyenlerin Amerikan elçiliğine bilgi aktarmayı bir vazife gibi görmeleri. Kimler yok ki Amerika'ya gönüllü bilgi aktaranlar arasında!
2) Petersburg'lu Usta/J.M. Coetzee/Can
Yazar Dostoyevski'nin Petersbug'da üvey oğlunun ölümü üzerine çağrılmasını konu alıyor. Bir yazar gözünden bir yazarın gizli kalmış yaşamından anlar. İlginç bulacaksınız.
3) kendi gecesinde/İnci Aral/Kırmızı Kedi
Annesinden küçükken ayrılmış bir çocuk. Tarihi eser kaçakcısı, antikacı, kuyumcu bir baba. Eşcinsel olmayı seçen çocuğun başından geçenler. Sürükleyici.
4) New York Üçlemesi/Paul Auster/Can
3 dedektiflik hikayesi de New York çevresinde geçiyor. Sevdiğim yazarın sürükleyici bu üç öyküsü de okumaya değer.
Etiketler:
Barış Pehlivan,
Barış Terkoğlu,
Coetzee,
İnci Aral,
Kitap,
Paul Auster
7 Temmuz 2015 Salı
CHP-AKP Koalisyonu için 11 madde
Seçimlerde AKP'yi devirsin diye oy verdiğim CHP'nin AKP ile koalisyon olasılığı var. Kendileri 14 madde saydı bunların hepsinin olabileceğini sanmıyorum. Ama ben bunlardan biri bile gerçekleşmezse CHP'ye oy vermeyeceğim 11 maddeyi sayayım istedim.
1) Seçim barajı kaldırılmalı veya maksimum %3 seviyesine indirilmeli
2) Dış politika değişmeli, Suriye ile iyi ilişkiler kurulmalı ve kesinlikle Suriye sınırlarından içeri girilmemeli
3) 3. köprü, 3. hava alanı gibi projeler için ÇED raporu düzenlenmeli ve buna dayanılarak projeler durdurulmalı
4) Cumhurbaşkanı başkanlığında hiçbir bakanlar kurulu toplanmamalı. Anayasal sınırlar içine çekilmeli
5) HSYK yapısı yeniden ve tarafsız şekilde düzenlenmeli, Adalet bakanı ve müsteşar HSYK'dan çıkmalı
6) YÖK kaldırılmalı, Üniversiteler kendi rektörünü kendi seçmeli
7) Gezi şehitleri ve son 13 yılda işkence ve haksızlığa uğrayanların hesabı sorulmalı
8) İnternet yasası, RTÜK ve her tür sansüre son verilmeli
9) TRT ve yalaka medyayı besleyecek reklam ve diğer para akıtmalara son verilmeli. TRT meclisi yayınlayacak tek kanal haline getirilip küçültülmeli
10) Kamuda taşeron işçi kullanımına son verilmeli
11) Zorunlu din dersleri kaldırılmalı
Bunları yapamayacaksanız boşuna kırmızı koltuklara heveslenmeyin!
1) Seçim barajı kaldırılmalı veya maksimum %3 seviyesine indirilmeli
2) Dış politika değişmeli, Suriye ile iyi ilişkiler kurulmalı ve kesinlikle Suriye sınırlarından içeri girilmemeli
3) 3. köprü, 3. hava alanı gibi projeler için ÇED raporu düzenlenmeli ve buna dayanılarak projeler durdurulmalı
4) Cumhurbaşkanı başkanlığında hiçbir bakanlar kurulu toplanmamalı. Anayasal sınırlar içine çekilmeli
5) HSYK yapısı yeniden ve tarafsız şekilde düzenlenmeli, Adalet bakanı ve müsteşar HSYK'dan çıkmalı
6) YÖK kaldırılmalı, Üniversiteler kendi rektörünü kendi seçmeli
7) Gezi şehitleri ve son 13 yılda işkence ve haksızlığa uğrayanların hesabı sorulmalı
8) İnternet yasası, RTÜK ve her tür sansüre son verilmeli
9) TRT ve yalaka medyayı besleyecek reklam ve diğer para akıtmalara son verilmeli. TRT meclisi yayınlayacak tek kanal haline getirilip küçültülmeli
10) Kamuda taşeron işçi kullanımına son verilmeli
11) Zorunlu din dersleri kaldırılmalı
Bunları yapamayacaksanız boşuna kırmızı koltuklara heveslenmeyin!
25 Haziran 2015 Perşembe
Koalisyon
Seçimden çok önce koalisyon kapıda diye yazmıştım. Şimdi o günlere geldik.
MHP'nin daha doğrusu Devlet Bahçeli partisinin aldığı katı tutum CHP-MHP-HDP koalisyonunu engelledi. Halbuki Türk sorunu doğurmadan, çözülme olmadan Kürt sorununu çözebilecek tek koalisyon idi bu seçenek.
Halen AKP-MHP'yi daha fazla olasılık görüyorum. Ama Devlet Bahçeli muhalefette kalıp muhalefette büyümeyi tercih edebilir.
Erken seçim sadece HDP'ye yarar. Oy oranı daha da artarak gelir.
AKP-CHP koalisyonu için ise Davutoğlu'nun kararlı tavrı alması gerekirdi "Yeter ben başbakanım" diyerek. Ama buna halk fırsat verdiği halde korkusundan bu kararlı tavrı izleyemedi. Bu durumda yapılacak bir koalisyon CHP'yi ilk seçimde bitirir. %20 bandının altına iter. HDP ise 2. parti konumuna gelir.
Eğer AKP-MHP veya AKP-HDP koalisyonu olmazsa en doğrusu CHP'nin güven oylamasına katılmayıp AKP azınlık hükümetine yol vermesidir. Her an gensoru ile yıkılabilecek, kanun yapmakta çok zorlanacak bu hükümet gerek ülke için gerek CHP için AKP-CHP koalisyonundan iyidir!
MHP'nin daha doğrusu Devlet Bahçeli partisinin aldığı katı tutum CHP-MHP-HDP koalisyonunu engelledi. Halbuki Türk sorunu doğurmadan, çözülme olmadan Kürt sorununu çözebilecek tek koalisyon idi bu seçenek.
Halen AKP-MHP'yi daha fazla olasılık görüyorum. Ama Devlet Bahçeli muhalefette kalıp muhalefette büyümeyi tercih edebilir.
Erken seçim sadece HDP'ye yarar. Oy oranı daha da artarak gelir.
AKP-CHP koalisyonu için ise Davutoğlu'nun kararlı tavrı alması gerekirdi "Yeter ben başbakanım" diyerek. Ama buna halk fırsat verdiği halde korkusundan bu kararlı tavrı izleyemedi. Bu durumda yapılacak bir koalisyon CHP'yi ilk seçimde bitirir. %20 bandının altına iter. HDP ise 2. parti konumuna gelir.
Eğer AKP-MHP veya AKP-HDP koalisyonu olmazsa en doğrusu CHP'nin güven oylamasına katılmayıp AKP azınlık hükümetine yol vermesidir. Her an gensoru ile yıkılabilecek, kanun yapmakta çok zorlanacak bu hükümet gerek ülke için gerek CHP için AKP-CHP koalisyonundan iyidir!
8 Haziran 2015 Pazartesi
Kaybeden Erdoğan, Kazanan HDP
Bu seçimde bütün engellemelere, kamu kaynaklarının iktidar lehine kullanılmasına karşın AKP iktidar olamadı. Kaybeden Erdoğan ve başkanlık hayalleri oldu!
Demirtaş'ın karizması, halkın iktidardan kurtulmak için stratejik oy kullanması ile barajları yıkan HDP kazananı oldu seçimin. Sözlerini tutarak ödünç oyları kalıcı hale getirebilirler.
Davutoğlu artık ya AKP başkanı ve başbakan olmaya karar verecek ya da hem kendisini hem de AKP'yi silinmeye mahkum edecek. Artık herkes anayasal konumuna otursun diyebilirse güçlü bir koalisyon lideri olabilir. Aksi halde erken seçimde AKP iyice sandığa gömülür.
Kılıçdaroğlu oylarını artıramadı. Koşullar göz önüne alınınca yine de başarı sayılır. Eğer MHP ve HDP'yi aynı çatıya getirebilirse kazanan hem Türkiye hem Kılıçdaroğlu olur. AKP ile koalisyon ancak 1-2 yıl süreli ve fiili başkanlığa her tür kapı kapanarak, Cumhurbaşkanlığı yeniden Çankaya köşküne taşınarak gündeme gelebilir. Aksi CHP ve Kılıçdaroğlu'nu bitirir.
Bahçeli muhalefette kalacağız dedi. Eğer güven oylamasında AKP hükümetine çekimser kalıp, her an gensoru ile düşürebilecek bir tablo da MHP'ye yarayabilir. AKP-MHP hükümeti halen en güçlü seçenek bence.
Yeniden seçim öncesi artık barajlar kaldırılmalıdır.
Vatan Partisi, Anadolu Partisi, DSP,KP hiç bir varlık gösteremedi. Bu partiler kendilerini kapatmayı, birleşmeyi ciddi olarak düşünmeli.
Yaptığım seçim tahminleri HDP dışında çıktı. Bu seçimdeki tabloyu tahmin açısından ben de başarılı sayılırım sanırım!
Demirtaş'ın karizması, halkın iktidardan kurtulmak için stratejik oy kullanması ile barajları yıkan HDP kazananı oldu seçimin. Sözlerini tutarak ödünç oyları kalıcı hale getirebilirler.
Davutoğlu artık ya AKP başkanı ve başbakan olmaya karar verecek ya da hem kendisini hem de AKP'yi silinmeye mahkum edecek. Artık herkes anayasal konumuna otursun diyebilirse güçlü bir koalisyon lideri olabilir. Aksi halde erken seçimde AKP iyice sandığa gömülür.
Kılıçdaroğlu oylarını artıramadı. Koşullar göz önüne alınınca yine de başarı sayılır. Eğer MHP ve HDP'yi aynı çatıya getirebilirse kazanan hem Türkiye hem Kılıçdaroğlu olur. AKP ile koalisyon ancak 1-2 yıl süreli ve fiili başkanlığa her tür kapı kapanarak, Cumhurbaşkanlığı yeniden Çankaya köşküne taşınarak gündeme gelebilir. Aksi CHP ve Kılıçdaroğlu'nu bitirir.
Bahçeli muhalefette kalacağız dedi. Eğer güven oylamasında AKP hükümetine çekimser kalıp, her an gensoru ile düşürebilecek bir tablo da MHP'ye yarayabilir. AKP-MHP hükümeti halen en güçlü seçenek bence.
Yeniden seçim öncesi artık barajlar kaldırılmalıdır.
Vatan Partisi, Anadolu Partisi, DSP,KP hiç bir varlık gösteremedi. Bu partiler kendilerini kapatmayı, birleşmeyi ciddi olarak düşünmeli.
Yaptığım seçim tahminleri HDP dışında çıktı. Bu seçimdeki tabloyu tahmin açısından ben de başarılı sayılırım sanırım!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)