24 Temmuz 2011 Pazar

Kıdem Tazminatı Fonu

İşçi statüsünde çalışanların emekli ikramiyesi, en önemli iş güvencesi olan Kıdem Tazminatına göz dikildi. Fakir , fukara, garip, guraba edebiyatı ile işe koyulan hükümet neden bu düzenlemeyi yapmak istiyor? Yapılan açıklamalarda eksik olan ne?

- Deniyor ki kıdem tazminatı fonu , kutsal olacak, dokunulmayacak. İşsizlik fonu kutsal değilmiydi? Trilyonları GAP'a aktardınızda, işsizlerin yararlanmasını kolaylaştıracak en ufak düzenleme yapmadınız? Bu fonda hükümetlerin keyfi kullanımına açılacak, para biriktikçe iştahı kabartmaya devam edecektir.

- Deniyor ki işden kendi isteği ile ayrılana da fondan para verilecek. Peki bunun için 10 yıl koşulunu niye getiriyorsunuz?

- En önemlisi birikmiş tazminatlardan kim sorumlu olacak? Bunu kimse açıklamıyor. Şu anda özel sektörün çalışanlara 80 Milyar TL (80 Katrilyon) kıdem tazminatı borcu var. Büyük şirketler bunlar için karşılık ayırırken, bir çok şirketin bunu ödeyecek kaynağı yok. Bunu devlet mi üstlenecek? O zaman işverenlerden bu parayı taksitle de olsa toplaması gerekir. Diyelim ayda 6 Milyar TL. taksit ödeyecek olsaydı işverenler bu kanunu göbek havaları ile karşılarmıydı? O zaman ya bunun üstüne su içilecek, ya da bundan işevrenler sorumlu olmaya devam edecek. O zamanda bu kısım için (şu anda esas biriken ve önemli olan kısım) tüm eski sorunlar sürecek demektir.

Sonuç olarak çaktırmadan, bir şey yok, iyileştiriyoruz diye getirilmeye çalışılan bu düzenleme yine bizleri mağdur edecektir. Sesimizi yükseltelim!

17 Temmuz 2011 Pazar

İntikam Yeminleri

13 Askerimizin şehit olmasının ardından oluşan tepkilerde intikam yeminlerinin edilmesi, konserlerde Kürtçe şarkıların protesto edeilmesi, bu olayın da yine orduyu yıpratmak için kullanılmaya çalışılması iyiye gidişe işaret etmiyor.

Daha önce defalarca belirttiğim gibi bölünme azınlığın talebi ile değil çoğunluğun bir arada yaşamaktan vazgeçmesi ile gerçekleşir. Buna doğru gidildiğini görmek lazım.

Hangi kurumun en üst yöneticilerinden yarısı hapis yatarken mensupları morallerini koruyabilir?

Bunları istenen yeni Anayasa düzenlemelerine dayanak yapmak isteyenler olacaktır.

Bir yandan terörist örgütün lideri ile görüştüğünü kabul eden bir yönetime %50 oy verip, bir yandan da intikam yeminleri etmek.

Her zaman olduğu gibi bir uçtan bir uca savruluyoruz. Bu yolla doğrunun bulunması neredeyse imkansızdır.

3 Temmuz 2011 Pazar

Yetti MHP'nin Koltuk Değneği Tavırları

Siz ne hissediyorsunuz bilmem ama bana gına geldi MHP'nin AKP ve Erdoğan'a koltuk değneği tavırlarından.

Sn. Bahçeli senin ülke ekonomik krizde iken erken seçime gitmen başımıza getirmedi mi AKP'yi?

2007 seçimleri sonrası Anayasanın ruhu uzlaşma ile Cumhurbaşkanı seçilmesini gerektirirken biz Meclise gireceğiz diye rahatlatmadın mı AKP'yi? Bugünlerde her tür üst kuruluşun hukuk dışı, haksız, taraflı kararlarının altında hangi atamalar var?

Madem hiç sahip çıkmayacakdın Engin Alan'a niye aday yaptın be kardeşim? Her tür hakim kararını ağzına sakız yaparken AKP'liler hukuka müdahele olmuyordu da şimdi zaten haksız yere, çok uzun tutuklu kalan insanlar bir de milletvekili dokunulmazlığı Anayasa'da duruken içeride kalmalarını protesto etmemek, edenleri protesto etmek anlaşılmıyor.

AKP ve MHP yeni anayasayı birlikte hazırlarlarsa şaşmam artık.

26 Haziran 2011 Pazar

Tutuklu Vekiller

İşte böyledir bizim İleri Demokrasinin halleri. Bir önceki seçimde tutuklu olan miletvekilleri derhal serbest bırakılıp meclise katılırken bu seçimde seçilenlerin milletvekilleri iptal edilir, aradan 3 yıl geçmesine rağmen toparlanamayan deliller bahane edilerek tutuklu vekiller serbest bırakılmaz.

Bence şimdi iş geçici Meclis Başkanı Oktay Ekşi'ye düşüyor. Yemin sırası Balbay, Haberal gibi tutuklu vekillere gelince onların kolluk gözetiminde yemin için meclise getirilmesi için cezaevi savcılarına ivedi yazı yazıp, getirilinceye kadar oturuma 2 gün ara vermesi sorunu çözecektir. Bunun yapılmasına hiç bir engel bulunmamakta.

Demokrasi cesur adamların kararlı adımları ile ilerler.

14 Haziran 2011 Salı

Okurlardan Özür

Seçim tahminlerimde büyük ölçüde yanıldım. Bu nedenle okurlarımdan özür dilerim.

Anket şirketlerinin tahminleri büyük ölçüde tuttu. 4 parti dışında parti kalmadı politik arenada. BDP dışı bağımsızlar da hemen hiç oy alamadı.

Halka, çalışana dönük somut projeler, yoğun bir emek yetmedi halkın 1940'lardaki olaylarla kandırılmasını önlemeye. Belki de halk bir değişime hazır değil. Hani çok şikayetçi olduğunuz, lanet ettiğiniz ama bir türlü boşanmaya karar veremediğiniz eşiniz gibi.

8 Haziran 2011 Çarşamba

Yurtdaş

12 Haziran seçiminde kararın ile

Ya Yurtdaş olacaksın Ya Kul
Ya Başbakan seçeceksin Ya Padişah
Ya Hukuk işlemeye başlayacak Ya Adaletin son kırıntısı da mumla aranacak
Ya Doğruya prim vereceksin Ya ayak üstü yalanlara
Ya Dürüstlüğe prim vereceksin Ya Yolsuzluğa yol vereceksin.

Bu bilinç ile oyunu mutlaka kullan. Seçim şimdi senin elinde.

1 Haziran 2011 Çarşamba

Seçim Tahminim

Aslında tahminimi bu hafta sonu yayınlayacaktım. Ama bugün açıklanan bence taraflı ve yanıltıcı anket sonuçları bu yazıyı bu gece yazmama yol açtı. Bu anketlere göre AKP %50 oy alıyor ve AKP,MHP,CHP ve BDP'li bağımsızlar %95 oy alıyormuş.

Yani DP,HAS Parti, SP, DSP, BBP, TKP, diğer 6 parti, Çetin Doğan, Tuncay Özkan, Abdüllatif Şener, Hulki Cevizoğlu, Doğu Perinçek vb. güçlü bağımsız adayların tamamı %5 ancak oy alacakmış! Buna inanıyorsanız bu anketlere de inanabilirsiniz.

Eğer inanmıyorsanız benim tahminim aşağıdadır. 13 Haziran'da kim haklı ortaya çıkacaktır.

CHP : %35

AKP : %34

MHP : %11

Bağımsız: %10 (BDP dahil)

Diğer : %10

29 Mayıs 2011 Pazar

AKP İktidarının Son 2 Haftası

Seçimlerle ilgili yüzdelere dökülmüş tahminlerimi haftaya yayınlayacağım. Ama şu ana kadarki gelişmeler AKP iktidarından kurtulmamıza az kaldığını müjdeliyor. Bunlara ait bir kaç neden sayarsak:

- Artık Erdoğan'ın mağdur edebiyatı yapacağı bir konu kalmadı, son çabaları da boşa çıktı,

- Kaset şantajı tersine etki yaptı,

- CHP artık iktidar olmak istiyor, Kılıçdaroğlu canla, başla çalışmakta bunun için,

- İstismar edilecek türban meselesi kalmadı,

- En önemlisi meydanlarda sinirlerine hakim olmakta güçlük çeken AKP yetkileri pek de anketlerde %50 oy olacak rahatlığı tablosu çizmiyorlar.

Sandığa gidelim, oyumuza sahip çıkalım, 13 Haziran'da yeni bir umuta uyanalım.

15 Mayıs 2011 Pazar

Tehdit Altında Seçim

Dört bir yandan gelen tehditler altında Türkiye seçime gidiyor. Bir tarafta kasetli şantaj tehditleri, bir tarafta açıklarım ha tehditleri, bir tarafta istediğimi alamazsam Güneydoğu savaş alanına döner tehditleri, bir tarafta kaynayan Ortadoğu kazanından gelen tehditler bizleri bunaltıyor. Bu tehditler bile demokrasinin ileri olmadığını hatta D'sinden bile söz edilemeyeceğini gösteriyor.

Tekrar az da olsa nefes alınacak, özgür olunacak günlere dönmek için 12 Haziran son şans. Bu şansı heba etmeyelim. Oyumuzu mutlaka kullanalım.

1 Mayıs 2011 Pazar

Ölü Toprağı Kalktı

YGS protestocu liseliler, YÖK protestocuları, HES'leri protesto eden köylüler, 150 km. Nükleere karşı zincir oluşturanlar ardından bugünkü 1 Mayıs ile 12 Eylül ile halkın üstüne çöken ölü toprağı sonunda kalktı. 1976 ve 1977 1 Mayıs'ına katılmış bir kişi olarak bugünkü mitingin daha kalabalık, daha geniş katılmlı olduğunu buna karşın biraz daha az disiplinli olduğunu söyleyebilirim. Kalabalığın sesi daha da gür çıkabilirdi.

İktidarın uygulamaları, çevre kıyımları şiddetle protesto edildi. Gençlerin özellikle liselilerin katılımı çok yoğundu.

Bu uyanışın sonucunun sandığa yansıması, anketlerin aksine tek başına 3. bir AKP iktidarının çıkmaması da benim için süpriz olmaz.