1) Bu Roman O Kız Okusun Diye Yazıldı/Enver Aysever/DK
Beyninde ur ile ne kadar yaşayacağı belli olmayan İstanbul'lu gencin hikayesi. Farklı dinlere mensubiyetin getirdiği sorunlar güzel bir dille anlatılıyor. TV programcılığı kadar yazar olarak da başarılı olacak Aysever.
2) Handan/Ayşe Kulin/Everest
Umarım Bora'nın Kitabı serisinin son kitabı olur. Bu romanda da olaylar ve sonrasını Handan'ın dilinden dinliyoruz. Halide Edip'in Handan romanına göndermelerle dolu olan kitap seriyi tamamlamak isteyenler ve Ayşe Kulin severleri için kaçırılmaz.
3) Bir Muhteşem Güneş/Khaled Hosseini/Everest
Afganistan'ın yaşadığı acıları bir çocuk sevgisi çerçevesinden anlatıyor. Özellikle kadınların nereden nereye geldiği, neler çektiğini çok güzel bir anlatımla okuyoruz. Hızla okuyup, hüzünlenip, düşüneceğiniz bir roman.
4) Masalını Yitiren Dev/Adnan Binyazar/Can
Yoksulluk ve açlığın son derece acıklı bir şekilde yoğrulduğu, yazarın özyaşam öyküsü. Açlığı ve yaptırdıklarını bu derece iyi anlatan okuduğum iki romandan biri.
Ülke ve Dünya Sorunlarına Demokratik, İnsancıl ve Çevreci bir Yaklaşım.
21 Aralık 2014 Pazar
29 Kasım 2014 Cumartesi
OKUDUĞUM SON 3 KİTAP
1) Çocuklar Kalıyor/Alice Munro/CAN
Kanada'li oykü yazarı Alice Munro'dan kadınlara ve hayata ilişkin, çok gerçekci bir öykü kitabı. Öykü seviyorsanız bu kitabı da seveceksiniz.
2) Miramar/Necib Mahfuz/Kırmızı Kedi
Mısır'lı ünlü yazarın okuduğum ilk romanı. Yazarı okumakta çok geç kalmışım.
Devrim günleri, eski politikacılar, kadın-erkek ilişkileri ve İskenderiye. Bu roman'dan sonra Mısır'a gittiğimde neden İskenderiye'ye gitmemişim diye hayıflandım. Roman da bizden de bir şeyler bulacağınıza eminim.
3) Cehennem Deresi/Gülsen Varol/İkinci Adam
"Hasret Senfonileri" olarak başarılı bir blog yazarı olan Gülsen Varol'un okuduğum ikinci romanı.
Roman oldukça sürükleyici bir kurgu ile yazılmış. Hızla bitirilebiliyor. Karadeniz, Norveç, Antalya, kadın-erkek ilişkileri, aile ilişkileri ve bir çok hayat kesiti var romanın içinde.
Kurgu'da geçen çok sayıda tesadüf gerçeklik duygusuna oldukça zarar vermekle birlikte okumanızı salık veririm.
Kanada'li oykü yazarı Alice Munro'dan kadınlara ve hayata ilişkin, çok gerçekci bir öykü kitabı. Öykü seviyorsanız bu kitabı da seveceksiniz.
2) Miramar/Necib Mahfuz/Kırmızı Kedi
Mısır'lı ünlü yazarın okuduğum ilk romanı. Yazarı okumakta çok geç kalmışım.
Devrim günleri, eski politikacılar, kadın-erkek ilişkileri ve İskenderiye. Bu roman'dan sonra Mısır'a gittiğimde neden İskenderiye'ye gitmemişim diye hayıflandım. Roman da bizden de bir şeyler bulacağınıza eminim.
3) Cehennem Deresi/Gülsen Varol/İkinci Adam
"Hasret Senfonileri" olarak başarılı bir blog yazarı olan Gülsen Varol'un okuduğum ikinci romanı.
Roman oldukça sürükleyici bir kurgu ile yazılmış. Hızla bitirilebiliyor. Karadeniz, Norveç, Antalya, kadın-erkek ilişkileri, aile ilişkileri ve bir çok hayat kesiti var romanın içinde.
Kurgu'da geçen çok sayıda tesadüf gerçeklik duygusuna oldukça zarar vermekle birlikte okumanızı salık veririm.
22 Kasım 2014 Cumartesi
Çözülme Süreci Başarıya Ulaştı
Çözüm süreci adı verilen sürecin bir çözülme süreci olduğu teşhisi çok doğru idi. Bütün gelişmeler bunu kanıtladı.
Öncelikle otoriter bir yönetim ile demokratik haklar elde edilemeyeceği belli olduğu halde, çok başarılı bir şekilde izledikleri taktiklerle son adı HDP olan PKK çizgisi başarıya ulaştı. AKP'nin seçim başarısı için her şeye hazır olduğunu çok iyi tespit ettiler. Bundan yararlanarak her tür tavizi elde ettiler.
Bir ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum Apo'nun hafif hükümlülere bile verilmeyen onlarca hakkı hangi hukukla alıyor. İstendiği an ziyaretçi gelmesi, çalışma odaları, WhatsUp mesajı bile atabilme, sekreterya. Bir kamu müdürü bile kendi sekreterini kendi belirleyemezken baş patron Apo sekreter listesi veriyor. Bırakalım komediyi çıksın dışarıya. Dışarıda olsa bu kadar rahat olmaz.
CHP'nin başındaki tutarsız tavırlar, çelişkili vekiller ise süreci daha da hızlandırdı. Kimi Dersim dedi, kimi Tunceli. Kimi çözüm sürecini destekledi, kimi karşı çıktı. Bu tutarsızlık da HDP'ye hizmet etti. CHP aslında en çok HDP'ye yarayacak ama ülke için de çok önemli olan seçim barajının kaldırılmasını teklif etti. Ama HDP ona bile sahip çıkmadı. Çünkü dertleri demokrasi değil.
Bayrağımız indirilirken karşı çıkan Kürt oldu mu? Atatürk heykelleri yakılırken, bu milletin değeridir yapmayın diyen Kürt halkından kimse oldu mu? Okullar yakılırken direnen Kürt? İş makinaları yakılırken, biz hizmet istiyoruz diyen Kürt halkından birileri? Kendimizi kandırdık yıllarca. Kürtler de birlikte yaşamak istiyor, kimse ayrılmak istemiyor diye. Kürtlerin bunlara tepkisizliği gösterdi ki bu tam bir yalan. Hepsi ayrılmak ve ayrı devlet istiyorlar.
Adını takip edemediğimiz onlarca örgüt (BDP,HDP,PKK,DTK,DBP,YPG,PYD ...) ile aslında baştan beri belli olan ama gizledikleri hedefe doğru, Amerika ve konjonktürün de desteği ile hızla ilerliyorlar.
Silahları bırakmadan, geri çekilmeden, terörden vazgeçtiğini bile açıklamadan bir çözüm süreci illüzyonu uydurdular. Milletvekili bile kaleşnikofla görülse, ruhsat sorulup suç üstü olarak göz altına alınması gerekirken, asker sırtlarında kaleşnikoflu binlerce teröristi görmezden geldi.
Korucular, askerler, polisler ve sonunda 50 kadar vatandaş da ölse halen analar ağlamıyor diyebilen yalancılar bırakın bunları.
Artık kabul edelim. Çözülme oldu. Artık boşanma nasıl olacak bari onu açıkca, mertçe tartışalım.
Öncelikle otoriter bir yönetim ile demokratik haklar elde edilemeyeceği belli olduğu halde, çok başarılı bir şekilde izledikleri taktiklerle son adı HDP olan PKK çizgisi başarıya ulaştı. AKP'nin seçim başarısı için her şeye hazır olduğunu çok iyi tespit ettiler. Bundan yararlanarak her tür tavizi elde ettiler.
Bir ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum Apo'nun hafif hükümlülere bile verilmeyen onlarca hakkı hangi hukukla alıyor. İstendiği an ziyaretçi gelmesi, çalışma odaları, WhatsUp mesajı bile atabilme, sekreterya. Bir kamu müdürü bile kendi sekreterini kendi belirleyemezken baş patron Apo sekreter listesi veriyor. Bırakalım komediyi çıksın dışarıya. Dışarıda olsa bu kadar rahat olmaz.
CHP'nin başındaki tutarsız tavırlar, çelişkili vekiller ise süreci daha da hızlandırdı. Kimi Dersim dedi, kimi Tunceli. Kimi çözüm sürecini destekledi, kimi karşı çıktı. Bu tutarsızlık da HDP'ye hizmet etti. CHP aslında en çok HDP'ye yarayacak ama ülke için de çok önemli olan seçim barajının kaldırılmasını teklif etti. Ama HDP ona bile sahip çıkmadı. Çünkü dertleri demokrasi değil.
Bayrağımız indirilirken karşı çıkan Kürt oldu mu? Atatürk heykelleri yakılırken, bu milletin değeridir yapmayın diyen Kürt halkından kimse oldu mu? Okullar yakılırken direnen Kürt? İş makinaları yakılırken, biz hizmet istiyoruz diyen Kürt halkından birileri? Kendimizi kandırdık yıllarca. Kürtler de birlikte yaşamak istiyor, kimse ayrılmak istemiyor diye. Kürtlerin bunlara tepkisizliği gösterdi ki bu tam bir yalan. Hepsi ayrılmak ve ayrı devlet istiyorlar.
Adını takip edemediğimiz onlarca örgüt (BDP,HDP,PKK,DTK,DBP,YPG,PYD ...) ile aslında baştan beri belli olan ama gizledikleri hedefe doğru, Amerika ve konjonktürün de desteği ile hızla ilerliyorlar.
Silahları bırakmadan, geri çekilmeden, terörden vazgeçtiğini bile açıklamadan bir çözüm süreci illüzyonu uydurdular. Milletvekili bile kaleşnikofla görülse, ruhsat sorulup suç üstü olarak göz altına alınması gerekirken, asker sırtlarında kaleşnikoflu binlerce teröristi görmezden geldi.
Korucular, askerler, polisler ve sonunda 50 kadar vatandaş da ölse halen analar ağlamıyor diyebilen yalancılar bırakın bunları.
Artık kabul edelim. Çözülme oldu. Artık boşanma nasıl olacak bari onu açıkca, mertçe tartışalım.
Etiketler:
AKP,
Apo,
CHP,
Çözüm Süreci,
HDP,
Kürt Sorunu,
PKK
27 Ekim 2014 Pazartesi
OKUDUĞUM SON 4 KİTAP
1) Ruhlar Evi/Isabel Allende/Can
Filmi yapılıp ödüller alan bu roman Isabel Allende'yi daha da sevdirdi bana. Darbe öncesi ve sonrası Şili'de köklü bir aile hayatı. Politik bir roman olmamakla birlikte o dönemi bilmeyenler için demokratik yoldan iktidara gelen sosyalist başkan Allende nasıl ve kimlerce devriliyor anlıyoruz.
2) Peter Pan Ölmeli/John Verdon/Koridor
Oldukça sürükleyici bir cinayet romanı. Türünün meraklılarına okumalarını salık veririm.
Olaylar her zaman mantıklı göründüğü gibi gelişmemiştir.
"Hiç kuşkusuz, eğer mantıklı varsayım hatalı olursa, daha sonra onun üzerine inşa edilen her şey saçmadır ve sonuçta çöker."
3) Toprak Uyanırsa "Ekmeksizköy Öğretmeninin Hatıraları"/Şevket Süreyya Aydemir/Remzi Kitabevi
Bu kitabı bu kadar geç okuduğum için üzgünüm. Emekli bir öğretmenin bir köye atanması ile yaşanan uyanış. Her öğretmenin, eğitimcinin okuması gereken ve pozitif bir yaklaşımla aslında ne kadar ilerleyebileceğimize bizi ikna edecek bir roman.
"Ekmeksizköy Öğretmeni, dünyanın her tarafına yayılmış binlerce, milyonlarca adsızdan biridir. O da başkaları için çalıştı. Ama kendisi için yaşadı ve kendisiyle doydu."
4) Hayal/Ayşe Kulin/Remzi
Hem çok okunur hem de edebi değeri olan eserler verilebileceğini gösteren, sevdiğim yazar Ayşe Kulin, yazar olma hikayesini ve romanlarının yaratılışını anlatıyor. Kitap aynı zamanda hiçbir zaman pes etmemek gerektiğine dair bir çok örnek içeriyor.
Romanlarının takipçileri bu kitabı da sevecek.
Filmi yapılıp ödüller alan bu roman Isabel Allende'yi daha da sevdirdi bana. Darbe öncesi ve sonrası Şili'de köklü bir aile hayatı. Politik bir roman olmamakla birlikte o dönemi bilmeyenler için demokratik yoldan iktidara gelen sosyalist başkan Allende nasıl ve kimlerce devriliyor anlıyoruz.
2) Peter Pan Ölmeli/John Verdon/Koridor
Oldukça sürükleyici bir cinayet romanı. Türünün meraklılarına okumalarını salık veririm.
Olaylar her zaman mantıklı göründüğü gibi gelişmemiştir.
"Hiç kuşkusuz, eğer mantıklı varsayım hatalı olursa, daha sonra onun üzerine inşa edilen her şey saçmadır ve sonuçta çöker."
3) Toprak Uyanırsa "Ekmeksizköy Öğretmeninin Hatıraları"/Şevket Süreyya Aydemir/Remzi Kitabevi
Bu kitabı bu kadar geç okuduğum için üzgünüm. Emekli bir öğretmenin bir köye atanması ile yaşanan uyanış. Her öğretmenin, eğitimcinin okuması gereken ve pozitif bir yaklaşımla aslında ne kadar ilerleyebileceğimize bizi ikna edecek bir roman.
"Ekmeksizköy Öğretmeni, dünyanın her tarafına yayılmış binlerce, milyonlarca adsızdan biridir. O da başkaları için çalıştı. Ama kendisi için yaşadı ve kendisiyle doydu."
4) Hayal/Ayşe Kulin/Remzi
Hem çok okunur hem de edebi değeri olan eserler verilebileceğini gösteren, sevdiğim yazar Ayşe Kulin, yazar olma hikayesini ve romanlarının yaratılışını anlatıyor. Kitap aynı zamanda hiçbir zaman pes etmemek gerektiğine dair bir çok örnek içeriyor.
Romanlarının takipçileri bu kitabı da sevecek.
9 Ekim 2014 Perşembe
HDP'nin çıkmazı
HDP Türkiye partisi olmak istediğini sürekli belirtti. CHP CB seçimlerinde gösterdiği adayla halkı hayal kırıklığına uğratınca Demirtaş ciddi oy aldı.
Ama HDP Türkiye'nin partisi olabilir mi? Türk halkına gerçekten hitap edebilir mi?
Türk bayrağını kışlalardan indirirken, yakarken ciddi tepki gösterdiler mi?
Canımız gibi sevdiğimiz Atatürk heykellerinin yakılıp yıkılmasına cılız tepkiler dışında ne reaksiyon gösterdiler?
Eğitimin en geri olduğu bölgede okulları yakarken HDP çağrıları etkili olmadı mı?
HDP milletvekilleri Türk askerine taş atıp sonra da Türk askeri Kobani'ye niye koridor açmıyor derse inandırıcı olur mu?
İkide bir bu halkı tehdit ederek birlikte yaşamak istediğinize kim inanır?
Doğu, Güneydoğu kamu bütçesinden toplanan vergi oranına göre 8-10 kat fazla pay aldığı halde, Batman'da çıkan petrol bizimdir gibi saçmalıklarla nasıl ilerleyeceksiniz? Merkezi gelirden pay almadan sadece doğu,güneydoğu vergileri ile özerk bölgenizi yürütebilecek misiniz?
Neden CHP'nin seçim barajları indirilsin önerisine sahip çıkmadınız? Neden çözüm süreci için ilk koşulunuz Türkiye demokrasisini tıkayan bu konu olmadı?
Antidemokratik, otoriter AKP iktidarları ile Kürt halkının sorunlarının çözüleceğine inanıp sonrada ezilen, baskı altındaki Türk halkından nasıl oy istersiniz?
Artık tutarlı olun! Biz ayrılmak istiyoruz, doğu , güneydoğu illerinde referandum yapılsın deyin. Ayrılırsanız da İstanbul dahil kalan illere pasaportla girmeye hazır olun! Türk aydınını ve demokratlarını da salak sanmaktan vazgeçin!
Ama HDP Türkiye'nin partisi olabilir mi? Türk halkına gerçekten hitap edebilir mi?
Türk bayrağını kışlalardan indirirken, yakarken ciddi tepki gösterdiler mi?
Canımız gibi sevdiğimiz Atatürk heykellerinin yakılıp yıkılmasına cılız tepkiler dışında ne reaksiyon gösterdiler?
Eğitimin en geri olduğu bölgede okulları yakarken HDP çağrıları etkili olmadı mı?
HDP milletvekilleri Türk askerine taş atıp sonra da Türk askeri Kobani'ye niye koridor açmıyor derse inandırıcı olur mu?
İkide bir bu halkı tehdit ederek birlikte yaşamak istediğinize kim inanır?
Doğu, Güneydoğu kamu bütçesinden toplanan vergi oranına göre 8-10 kat fazla pay aldığı halde, Batman'da çıkan petrol bizimdir gibi saçmalıklarla nasıl ilerleyeceksiniz? Merkezi gelirden pay almadan sadece doğu,güneydoğu vergileri ile özerk bölgenizi yürütebilecek misiniz?
Neden CHP'nin seçim barajları indirilsin önerisine sahip çıkmadınız? Neden çözüm süreci için ilk koşulunuz Türkiye demokrasisini tıkayan bu konu olmadı?
Antidemokratik, otoriter AKP iktidarları ile Kürt halkının sorunlarının çözüleceğine inanıp sonrada ezilen, baskı altındaki Türk halkından nasıl oy istersiniz?
Artık tutarlı olun! Biz ayrılmak istiyoruz, doğu , güneydoğu illerinde referandum yapılsın deyin. Ayrılırsanız da İstanbul dahil kalan illere pasaportla girmeye hazır olun! Türk aydınını ve demokratlarını da salak sanmaktan vazgeçin!
21 Eylül 2014 Pazar
OKUDUĞUM SON 5 KİTAP
1) Son Şeyler Ülkesinde/Paul Auster/CAN
Çok karamsar bir gelecek senaryosu içeriyor roman. İnsan'ın temel gereksinimleri tehdit altında olunca neler yapabileceğini ibretle okuyoruz. Bir bilim kurgu filmi senaryosu gibi bir solukta okuyoruz.
2) Boş Koltuk/J.K.Rowling/DK
Harry Potter yazarından İngiltere'de küçük bir kasadaki insanlara ilişkin bir roman. Çocuklar, öğrenciler, satıcılar, avukatlar, getto yaşamı romanın parçaları. 591 sayfa olan roman hızla bitiriliyor, kurgusu sayesinde.
3) Justine/Lawrence Durrel/CAN
İskenderiye Dörtlüsü'nin ilk kitabı. Açık ilişkiler romanın konusu. Yeni bir yazım deneyimi yaşamak istiyorsanız bu romanı salık veririm.
4) Kayıp Sicil/Sonar Yalçın/Kırmızı Kedi
Erdoğan hakkında bildiğiniz, bilmediğiniz bir çok olay anı ve belgelerle bu kitapta. Bu kitap döneme ilişkin başvuru kitabı özelliğini yıllarca koruyacak.
5) LEA/Pascal Mercier/Kırmızı Kedi
"Lizbon'a Gece Treni" romanı ile beni çok etkileyen yazarın bu romanı da etkileyici. Bir baba-kız ilişkisi keman öğrenimi, tutkusu üzerinden anlatılıyor. Baba kız ilişkisi muammasına ışık tutmak isteyen herkes okumalı.
Çok karamsar bir gelecek senaryosu içeriyor roman. İnsan'ın temel gereksinimleri tehdit altında olunca neler yapabileceğini ibretle okuyoruz. Bir bilim kurgu filmi senaryosu gibi bir solukta okuyoruz.
2) Boş Koltuk/J.K.Rowling/DK
Harry Potter yazarından İngiltere'de küçük bir kasadaki insanlara ilişkin bir roman. Çocuklar, öğrenciler, satıcılar, avukatlar, getto yaşamı romanın parçaları. 591 sayfa olan roman hızla bitiriliyor, kurgusu sayesinde.
3) Justine/Lawrence Durrel/CAN
İskenderiye Dörtlüsü'nin ilk kitabı. Açık ilişkiler romanın konusu. Yeni bir yazım deneyimi yaşamak istiyorsanız bu romanı salık veririm.
4) Kayıp Sicil/Sonar Yalçın/Kırmızı Kedi
Erdoğan hakkında bildiğiniz, bilmediğiniz bir çok olay anı ve belgelerle bu kitapta. Bu kitap döneme ilişkin başvuru kitabı özelliğini yıllarca koruyacak.
5) LEA/Pascal Mercier/Kırmızı Kedi
"Lizbon'a Gece Treni" romanı ile beni çok etkileyen yazarın bu romanı da etkileyici. Bir baba-kız ilişkisi keman öğrenimi, tutkusu üzerinden anlatılıyor. Baba kız ilişkisi muammasına ışık tutmak isteyen herkes okumalı.
19 Eylül 2014 Cuma
Gündeme Dair
Gündemdeki konulara ilişkin yorumlarımı paylaşmak isterim.
Mehmet Bekaroğlu'nun CHP üyesi olması. Bekaroğlu CHP üyesi olabilir. PM adayı da olabilir. Ama kadın kotasından PM'ye atanması yanlıştır. Kendi delegelerine güvenmeyen bir genel başkan nasıl ülkeye demokrasi getirecek?
TÜSİAD üyeleri ve baş patronlar fırça yemek için toplanıp, fırçaları coşkuyla alkışladılar. Ecevit'i devirecek karaborsa ve ilanları unutmadık. Burjuvazisi demokrasi savunamayan bir ülkeyiz çünkü ekonomide devletin ağırlığı çok fazla!
Suriye'li göçmenlerin ülkeye sokulması yanlış mıydı? Hayır ama göçmenler, silahtan arındırılmalı, sınır değil içerideki illerde hazırlanacak ve çok kontrollü mülteci kamplarında barındırılmalıydı. Arabaları bağlanmalı, yabancı çalışma kurallarına uymadan işyeri açmlarına izin verilmemeliydi. Kaçak çalışmaya izin verilmemeliydi. Zaten kamptan çıkmasına izin verilmediği durumda sorunların büyük bir kısmı çözülürdü.
İskoçya referandumu bizde yapılsa idi sonuç ne olurdu? Olgun bir şekilde bu referandumu yapabilmek bile bir başarıdır.
Kürtçe okul açıyoruz diye okulların yakılması ve buna göz yumulması. Sadece bu bile HDP çizgisinin bir Türkiye partisi olamayacağı, teröre karşı çıkmadıkça demokrat, sol maskesine inanılamayacağı kanısındayım. Demirtaş'ın Erdoğan'ı alkışlaması da ona oy verenleri pişman etti gördüğüm kadarıyla.
Bank Asya için Kılıçdaroğlu mektup gönderince odatv "Kılıçdaroğlu Fettulah'ın bankasına sahip çıktı" diye manşet atması. Ben mektubu okudum ve son derece doğru uyarılar içeriyordu. Zaten sorun objektif kurallar yerine şunun bankası, bunu firması diye adaletsiz bir ekonomik yarış olması. TÜSİAD ve sermaye aslında buna çok şiddetle karşı koymalıydı.
Torba yasada çıkarılmayacak artık! Duyda inanma!
Mehmet Bekaroğlu'nun CHP üyesi olması. Bekaroğlu CHP üyesi olabilir. PM adayı da olabilir. Ama kadın kotasından PM'ye atanması yanlıştır. Kendi delegelerine güvenmeyen bir genel başkan nasıl ülkeye demokrasi getirecek?
TÜSİAD üyeleri ve baş patronlar fırça yemek için toplanıp, fırçaları coşkuyla alkışladılar. Ecevit'i devirecek karaborsa ve ilanları unutmadık. Burjuvazisi demokrasi savunamayan bir ülkeyiz çünkü ekonomide devletin ağırlığı çok fazla!
Suriye'li göçmenlerin ülkeye sokulması yanlış mıydı? Hayır ama göçmenler, silahtan arındırılmalı, sınır değil içerideki illerde hazırlanacak ve çok kontrollü mülteci kamplarında barındırılmalıydı. Arabaları bağlanmalı, yabancı çalışma kurallarına uymadan işyeri açmlarına izin verilmemeliydi. Kaçak çalışmaya izin verilmemeliydi. Zaten kamptan çıkmasına izin verilmediği durumda sorunların büyük bir kısmı çözülürdü.
İskoçya referandumu bizde yapılsa idi sonuç ne olurdu? Olgun bir şekilde bu referandumu yapabilmek bile bir başarıdır.
Kürtçe okul açıyoruz diye okulların yakılması ve buna göz yumulması. Sadece bu bile HDP çizgisinin bir Türkiye partisi olamayacağı, teröre karşı çıkmadıkça demokrat, sol maskesine inanılamayacağı kanısındayım. Demirtaş'ın Erdoğan'ı alkışlaması da ona oy verenleri pişman etti gördüğüm kadarıyla.
Bank Asya için Kılıçdaroğlu mektup gönderince odatv "Kılıçdaroğlu Fettulah'ın bankasına sahip çıktı" diye manşet atması. Ben mektubu okudum ve son derece doğru uyarılar içeriyordu. Zaten sorun objektif kurallar yerine şunun bankası, bunu firması diye adaletsiz bir ekonomik yarış olması. TÜSİAD ve sermaye aslında buna çok şiddetle karşı koymalıydı.
Torba yasada çıkarılmayacak artık! Duyda inanma!
Etiketler:
CHP,
Kılıçdaroğlu,
Kürt Sorunu,
Suriye,
TÜSİAD
14 Eylül 2014 Pazar
CHP ve Sol Ne Yapmalı?
CHP içinde haklı sağa kayış tartışmaları yaşandı. Bir kurultay yapıldı ve seçimler yapıldı. Bu durumu inceleyelim.
Gezi olaylarından sonra Erdoğan'ın ilk turda CB seçilebilmesi çok açıkca muhalefet ve CHP'nin başarısızlığıdır. Bu adayı kimseye danışmadan seçen genel başkan kurultay'da hesap verdi mi? CB ve yerel seçimler başarısızlıkları tartışılabildi mi?
Sadece genel başkan adaylarının (İnce ve Kılıçdaroğlu) konuştuğu bir genel kurulla bu tartışma yapılamaz. Tüzük değişiklikleri tüm üyelerin katılımı ile ön seçimi getirdi mi? Hayır.
Cemaati destekler gibi görünen tavır yeterince tartışıldı mı? CHP torba yasaya bile yeterince katılımla muhalefet edebildi mi? Sadece 17 ret oyundan da anlaşılabileceği gibi CHP muhalefet etmekte çok yetersiz kalıyor.
Bekaroğlu kadın kotasından PM'e girmesi, ve hapisten çıktıktan sonra yeterince etkili çalışmayan Balbay'ın yeterli oy alamaması CHP delegelerinin gerçeklerden haberdar olduğunu gösterdi.
%10 seçim barajının yeni oluşumların önünü tıkadığı ülkemizde CHP'yi canlandıracak ve iktidara aday yapabilecek "Tüm üyelerin katılımı ile ön seçim" için bir kampanya yapılmalı. Buna göre "ÖN SEÇİM YOKSA OYDA YOK!" denilmeli.
Gezi olaylarından sonra Erdoğan'ın ilk turda CB seçilebilmesi çok açıkca muhalefet ve CHP'nin başarısızlığıdır. Bu adayı kimseye danışmadan seçen genel başkan kurultay'da hesap verdi mi? CB ve yerel seçimler başarısızlıkları tartışılabildi mi?
Sadece genel başkan adaylarının (İnce ve Kılıçdaroğlu) konuştuğu bir genel kurulla bu tartışma yapılamaz. Tüzük değişiklikleri tüm üyelerin katılımı ile ön seçimi getirdi mi? Hayır.
Cemaati destekler gibi görünen tavır yeterince tartışıldı mı? CHP torba yasaya bile yeterince katılımla muhalefet edebildi mi? Sadece 17 ret oyundan da anlaşılabileceği gibi CHP muhalefet etmekte çok yetersiz kalıyor.
Bekaroğlu kadın kotasından PM'e girmesi, ve hapisten çıktıktan sonra yeterince etkili çalışmayan Balbay'ın yeterli oy alamaması CHP delegelerinin gerçeklerden haberdar olduğunu gösterdi.
%10 seçim barajının yeni oluşumların önünü tıkadığı ülkemizde CHP'yi canlandıracak ve iktidara aday yapabilecek "Tüm üyelerin katılımı ile ön seçim" için bir kampanya yapılmalı. Buna göre "ÖN SEÇİM YOKSA OYDA YOK!" denilmeli.
11 Ağustos 2014 Pazartesi
Kılıçdaroğlu ve Bahçeli İstifa!
Ekmeleddin İhsanoğlu CHP ve MHP'nin 43 oy seviyesinin çok altında oy aldı.
Bu kararı tek başlarına alan Kılıçdaroğlu ve Bahçeli istifa etmelidir.
Adaylarını yeterince aktif desteklemedikleri için istifa etmelidir.
Bahçeli tüm sert söylemine karşın MHP seçmeninden yüz binlercesi halen Erdoğan'a oy veriyorsa kesinlikle istifa etmelidir!
Kılıçdaroğlu sağ, dindar söylemlerle oy alma teorisi çöktüğünü görmeli, bunu ona empoze eden danışmanları görevden alıp ardından kendi de sorumluluğu alıp istifa etmelidir.
Tatilden dönmeyenleri suçlamak ucuzculuğuna kaçılmamalıdır. Onları heyecanladıracak aday göstermeyenlerin hiç mi suçu yok?
Gülen tarikatı peşinde bir görüntü ile oy alması mümkün değildir CHP'nin.
CHP ancak halkla, yoksulla buluşan, burnu büyük olmayan ama kesinlikle sol politikalarla AKP ile mücadele edebilir.
Eğer hızla bu yola girmezse yeni bir sol oluşum kaçınılmazdır!
Bahçeli istifa etmezse ise MHP DYP ve ANAP'ın sonuna doğru sürüklenecektir.
Bu kararı tek başlarına alan Kılıçdaroğlu ve Bahçeli istifa etmelidir.
Adaylarını yeterince aktif desteklemedikleri için istifa etmelidir.
Bahçeli tüm sert söylemine karşın MHP seçmeninden yüz binlercesi halen Erdoğan'a oy veriyorsa kesinlikle istifa etmelidir!
Kılıçdaroğlu sağ, dindar söylemlerle oy alma teorisi çöktüğünü görmeli, bunu ona empoze eden danışmanları görevden alıp ardından kendi de sorumluluğu alıp istifa etmelidir.
Tatilden dönmeyenleri suçlamak ucuzculuğuna kaçılmamalıdır. Onları heyecanladıracak aday göstermeyenlerin hiç mi suçu yok?
Gülen tarikatı peşinde bir görüntü ile oy alması mümkün değildir CHP'nin.
CHP ancak halkla, yoksulla buluşan, burnu büyük olmayan ama kesinlikle sol politikalarla AKP ile mücadele edebilir.
Eğer hızla bu yola girmezse yeni bir sol oluşum kaçınılmazdır!
Bahçeli istifa etmezse ise MHP DYP ve ANAP'ın sonuna doğru sürüklenecektir.
1 Ağustos 2014 Cuma
CB Seçimi Üzerine
Önümüzde üç aday var. Üçünün de beni ve birçok aydını tatmin edecek niteliklerde olduğunu söylemek zor.
Kılıçdaroğlu Ekmeleddin bey kararı ile büyük risk aldı. CHP-MHP uzlaşsın fikri ben dahil bir çok kişi tarafından dile getirilmişti. Bu uzlaşmanın bu kadar sağ çizgiye çekilmesi gerekir miydi kuşkuluyum.
Ne yapabiliriz?
Eğer seçime gitmez veya boş oy atarsak bu Erdoğan'a oy vermek anlamına gelir. İlk turda seçilen Erdoğan'ın otoriter uygulamalarına dolaylı destek vermiş oluruz.
Demirtaş bir Kürt aday olamaz mı diyor? Açıkca Kürt olması değil terör ile arasına mesafe koymaması, hatta ayda bir terör örgütü liderinden talimat almaya giden ekibin üyesi olması dediklerinin samimi olmadığını gösteriyor. Verilecek her oy HDP-PKK ile AKP arasında bölünme pazarlığına hizmet edecektir.
Geriye kalan Ekmeleddin İhsanoğlu seçeneği içimize sinmese de oy vermemiz gereken seçenektir.
Ekmel beyi yeterli desteklemeyen, sandık güvenliği önlemlerini yeterli alamayan CHP-MHP eğer yerel seçim rakamının (%43) altına inerse ciddi sıkıntılar yaşayacaktır. Kılıçdaroğlu "çare sağda" politikasının sonucunu ödemeli ve derhal istifa etmelidir. Bahçeli ise bu kadar kendilerine yakın bir adaya karşın tabanını Ekmel beye yönlendiremediği için istifa etmelidir. Erdoğan'a oy verecek bir MHP'linin bölünme, Türklük lafları etmeye en ufak bir hakkı yoktur.
Kılıçdaroğlu Ekmeleddin bey kararı ile büyük risk aldı. CHP-MHP uzlaşsın fikri ben dahil bir çok kişi tarafından dile getirilmişti. Bu uzlaşmanın bu kadar sağ çizgiye çekilmesi gerekir miydi kuşkuluyum.
Ne yapabiliriz?
Eğer seçime gitmez veya boş oy atarsak bu Erdoğan'a oy vermek anlamına gelir. İlk turda seçilen Erdoğan'ın otoriter uygulamalarına dolaylı destek vermiş oluruz.
Demirtaş bir Kürt aday olamaz mı diyor? Açıkca Kürt olması değil terör ile arasına mesafe koymaması, hatta ayda bir terör örgütü liderinden talimat almaya giden ekibin üyesi olması dediklerinin samimi olmadığını gösteriyor. Verilecek her oy HDP-PKK ile AKP arasında bölünme pazarlığına hizmet edecektir.
Geriye kalan Ekmeleddin İhsanoğlu seçeneği içimize sinmese de oy vermemiz gereken seçenektir.
Ekmel beyi yeterli desteklemeyen, sandık güvenliği önlemlerini yeterli alamayan CHP-MHP eğer yerel seçim rakamının (%43) altına inerse ciddi sıkıntılar yaşayacaktır. Kılıçdaroğlu "çare sağda" politikasının sonucunu ödemeli ve derhal istifa etmelidir. Bahçeli ise bu kadar kendilerine yakın bir adaya karşın tabanını Ekmel beye yönlendiremediği için istifa etmelidir. Erdoğan'a oy verecek bir MHP'linin bölünme, Türklük lafları etmeye en ufak bir hakkı yoktur.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)