24 Mayıs 2015 Pazar

Seçime 2 Hafta Kala

Seçimlere 2 hafta kaldı.

Öncelikle bu kadar adaletsiz, anti-demokratik bir seçim yarışı olamaz. Örtülü, örtüsüz her kamu olanağının iktidar lehine kullanıldığı, medyanın muhalefete sıfır dakika yer verdiği bir seçim ortamında muhalefet partileri bir oy bile alsalar yine de seçimden başarı ile çıkmış olacaklardır.

Bütün hile, hurda ve dayatmalara karşın sonuçlar AKP için çok parlak olmayacak kanımca. Seçim tahminimi aşağıda yazıyorum. Seçim barajları ve maniple edilmiş anketler nedeniyle oldukça aralıklı bir tahmin.

AKP : 240-310
CHP : 110-170
MHP : 50-90
HDP : 0-60
Bağımsız: 5-10

HDP barajı geçtiği takdirde koalisyon gerekeceği kesin gibi. Barajı geçemezse ise "ortalık kan gölüne döner" söylemleri dışında da öngörülerim var. HDP ve diğer partilerin baraj olmasa seçilebilecek vekilleri Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapar. Mahkeme seçim barajını bu seçim için geçersiz sayıp vekilleri yeniden belirleme görevini YSK'ya verir. Seçim barajının düzeltilmesi için ise parlamento'ya bir yıl süre verilir.

17 Mayıs 2015 Pazar

HDP'ye oy vermeyi düşünüyorsanız

Eğer bir çok sol seçmen gibi Demirtaş'ın çıkışlarından hoşlanıyor ve barajı geçmesi için ödünç de olsa HDP'ye oy vermeyi düşünüyorsanız size bir sözüm var.

Eğer HDP'de tek karar verici Demirtaş diyebiliyor ve Apo'nun kararının son karar olacağını göz ardı edebiliyorsanız verin oyunuzu HDP'ye.

7 Mayıs 2015 Perşembe

OKUDUĞUM SON 6 KİTAP

1) Paula/Isabel Allende/CAN

Koma'daki kızına uyanırsa okusun diye seslenmek üzere anılarını yazan bir anne.

Şili,Beyrut,İspanya ve Amerika'dan ülkelere ve aile yaşamanına ilişkin gözlemler.

Isabel Allende'yi okumuş ve sevmişseniz bu romanı da okuyun.

2) Devir/Ece Temelkuran/CAN

1980 öncesi Ankara'yı bir çoçuğun gözünden anlatan, sürükleyici bir roman. O devirde o mahallelerde yaşamaış benim için çok değerli bir anımsatıcı oldu.

3) Anneanne,ben aslında Diyarbakır'da Değildim/Tuğçe Tatari/Doğan Kitap

"Dokunmadan barışamayız" söyleminden yola çıkarak PKK ve hareket içindeki çeşitli kişilerle yapılan röpörtajlar. Anlamak için en azından farklı bakış açılarını da okumalıyız.

4) Yetim Kalacak Küçük Şeyler/Oya Baydar/CAN

Olayları belli bir kurgu ile anlatmıyor "roman". Tek tek anlara ilişkin duyguyu anlatmaya çalışıyor. Değişik bir yazım tarzı. EN azından bazı anlara size de yabancı gelmeyecek.

5) Sinekli Bakkal/Halde Edib Adıvar/CAN

Ne yazık ki bu romanı okumam bugünlere kaldı. Ama orijinal diline sadık bu basım ile okumam iyi olmuş.

Temel çelişki nedir sorusuna Doğu-Batı çelişkisi diyen yazarın Abdülhamid devri İstanbul'unu anlatıyor.

Mutlaka okunmalı.

6) Mağara/Jose Saramago/Kırmızı Kedi

Kapitalizm, tekelleşme romanda "Merkez" kurumu ile temsil ediliyor. Merkeze karşı ihtiyar çömlekçi ve kızının mücadelesi.

Seveceksiniz.

25 Nisan 2015 Cumartesi

KAYNAK

CHP'nin 50 milyar TL.lik seçim paketinin kaynağını açıklıyorum.

- Örtülü Ödeneğe ayrılan kısmın gereksiz %90'ı. 2 Milyar TL.
- Yatırım bütçesindeki 41 milyar TL. yatırımın içindeki rüşvet payı 4 Milyar TL.
- Gereksiz yatırım (Kanal İstanbul gibi) gelen pay 10 Milyar TL.
- Bütçede har vurup harman savurulan 473 Milyar TL. den %4 tasarruf ile 19 Milyar TL.
- 4G lisanslarının ertelenmemesi ile elde edilecek 9 Milyar TL.
-Kalan ise işsizlik fonundan işsizlere yapılan yardımın alınması ile alınabilir.

Çok kısa bir araştırma ile bulunabilen bu gerçekler istenirse gelir dağılımını düzeltici çalışma yapılabileceğini göstermiyor mu?

Halen kaynak nerede diyecek misiniz?

9 Nisan 2015 Perşembe

Koalisyon Kapıda

Bir çoklarının öcü gibi göstermeye çalıştığı, istikrarsız niteledikleri koalisyon kapıda. Öncelikle tek adam, tek parti otoriter rejimlerine göre çok daha istikrarlı ve demokratiktir koalisyonlar. Yani bu görüşlere katılmıyorum.

HDP barajı geçiyor görünüyor. AKP'nin değil referandumla anayasa yapacak 330 sayısına tek başına iktidar yapacak 276'ya bile varması çok zor gözüküyor. Önümüzdeki iki ayda ne olur elbette bilinmez ama olanın AKP yararına olması zor bundan sonra.

O zaman olası koalisyon seçenekleri neler?

- AKP-HDP koalisyonu. Anayasa'da karşılıklı tavizlerle uzlaşma olmazsa Davutoğlu'nun öne çıkacağı bir tablo olacaktır. En olası senaryo.
- AKP-MHP koalisyonu. Her ne kadar Bahçeli esip gürlüyorsa da bu senaryo da uzak değil.
- AKP-CHP koalisyonu. Bu CHP'yi ve Kılıçdaroğlu'nu bitiren bir senaryo olur. Yapılamayanları AKP'nin üstüne atıp durumdan kurtulabilir mi bilinmez. Ama başkanlık hayalini bitirir ve bazı 17/25 Aralık dosyaları açılır bu seçenekte.
- CHP-MHP-HDP koalisyonu. Bu çok zor hayata geçirilecek bir senaryo. Ancak 2 yıl sonra erken seçime gitmek kaydıyla olabilir.
- CHP-MHP veya CHP-HDP koalisyonu 276 sayısını zor bulacağından pek olası değil.
- AKP-HÜDAPAR bağımsızları koalisyonu. Eğer HÜDAPAR 6-9 vekil çıkarabilir ve AKP'de 270 vekili bulabilirse olabilecek bu senaryo bugünden ne farkı olur yorumlamak zor.

Bu senaryoların her birinin işi pek kolay değil. Seçimlerden sonra bizi zor günler beklemeye devam ediyor. Zor iktidara gelen bu anlayıştan kurtulmak da öyle kolay olmayacak!

21 Mart 2015 Cumartesi

Sol Seçmen Kime Oy Vermeli?

Seçimlere iki ayı biraz aşan bir süre kaldı. Son derece karanlık olan Türkiye tablosundan rahatsız olan sol muhalif seçmen hangi partiye oy vermeli? Bu konuda görüşlerimi yazmak istedim.

AKP : AKP'ye oy vererek batışın en dibe varmasına hizmet edebilirsiniz. En dipten sonra yukarı çıkış olacak umabilirsiniz. Ama otoriter süreçlerin çok uzun sürdüğü ülkeleri hatırlatmak isterim. Belki bir daha oy verme şansınız da olmayabilir.

MHP : Her önemli dönemde AKP'ye destek olduğunu unutmayın. 4+4+4'ü, tezkeredeki desteği unutmayın.

HDP : Tüm Türkiye'nin partisi olabildi mi? Bence hayır. Erdoğan'ı ayakta alkışlayan Demirtaş'ı, Efkan Ala gensorusuna çekimser kalınmasını, tezkere oylamasına girmeyen vekilleri, Gezi sürecine karşı çıkışlarını ve bölgede Gezi'ye desteğin en az düzeyde olduğunu unutmayın. Sizi başkan yapmayacağız diyor Demirtaş. Buna ne kadar güveniyorsunuz. AKP ile koalisyon kurmayacağınızı neden açıklamıyorsunuz? Seçim barajı konusunda CHP önerilerine neden destek olmadınız. Niye seçim barajı için diretmediniz AKP'ye. Diretseniz bunu aldığınız başka tavizler gibi alırdınız. Son olarak her fırsatta Türk bayrağı ve Atatürk büstü yakarak nasıl Türkiye'nin partisi olursunuz? Yani samimi değiller.

Verir ve HDP barajı geçerse AKP ile yeni Anayasa'yı yapacaklar ve belki de koalisyon ortağı olacaklar. Barajı geçemezlerse ise AKP Anayasa'yı değiştirecek bir vekil sayısına ulaşabilir; en azından iktidarı garantileyebilir.

CHP : Ekmeleddin adaylığı, Bekaroğlu gibi ciddi hatalar yaptılar. Yalova'da ki ağaç kesimi çok ciddi zarar verdi. Yine de bir çok ilde tüm üyelerin katılımı ile genel başkan dahil ön seçim yaparak en demokratik parti olduğunu gösterdi. Ön seçim yapılan illerde kesinlikle desteklenmeli. Diğer illerde ise adaylara bakmanızda yarar var. Adaylar içinize siniyorsa oyunuzu vermelisiniz.

Vatan Partisi : Gülen tarikatını AKP'den daha ciddi bir tehlike olarak görmekte. Bir çok gençlik direnişini başarı ile örgütlemiş olmasına karşın oluşan kompozisyon bir parti içinde uzun süreli yan yana gidebilecek gibi gözükmüyor. CHP'ye oy vermeyi içinize sindiremiyorsanız alternatif olabilir.

Anadolu Partisi : Liderine saygı duymama karşın istenen atılımı yapamadı. Tezkere oylamasına katılmaması da ayrı bir sorun. Vatan Partisinden fazla farklı bir çizgi izlememekte.

DEPAR, DSP, Yurt Partisi : Bu partilere oy vererek gerçekte farklı olmayan çizgilerini sırf liderleri uzlaşmıyor diye oy vererek daha fazla yaşatmayın. Bu partiler yerine CHP veya Vatan Partisine oy verebilirsiniz.

Ne olursa seçmen listesini kontrol edin ve seçimlerde oy verin. Son pişmanlık fayda etmez!

1 Mart 2015 Pazar

OKUDUĞUM SON 4 KİTAP

1) Sokaklardan Bir Kız/Orhan Kemal/Everest

Orhan Kemal ve kuşağının romancılarının tadını veren pek yerli yazarımız kalmadı Nobel bile almış olsalar. Yaşar Kemal'in kaybından sonra bu iyice net benim için.

Bir karı-koca, kızı, evlatlık bir ailede yaşam, bar kadını ve bar sahibi ilişkisi, arkadaşlık, yakışıklılık, ihanet ve cinayet. Ne isterseniz bulacağınız bu romanda gerçeklik duygusunu hiç yitirmiyorsunuz.

2) Bir Delinin Güncesi/Lu Hsun/Aylak Adam

Çin edebiyatından fazla bir eser okumadım. Bu öyküler bana oldukça fazla şeyi kaçırdığımı anımsattı. Daha fazla okumaya çabalayacağım.

Çin'de yoksul insanlar, çocuklar, gelenekler ve onlara direnen insanlar.

3) Köprü/Ayşe Kulin/Everest

Recep Yazıcıoğlu ve Fırat üzerinde yıllarca yapılmayan bir köprünün hikayesi. PKK terörü, devletin ihmal ettiği bölge, alevi- sunni çatışması öyküde arka plan konular.

Görüşleriniz uyuşmasa da iyi bir yöneticinin nasıl fark yaratacağını ve işini iyi yapmanın önemini bir kez daha anlıyoruz.

4) Avcı/Paul Cleave/Pegasus

Seri katilin oğlu olmak nasıl bir şey. Ya eşinizi bir banka soygununda kaybeder ve soyguncular sırra kadem basarsa. Hızla bitirilen, sürükleyici bir roman.

23 Şubat 2015 Pazartesi

Türbe Nakli

Daha önce bir kaç kez yer değiştirmiş türbeyi neden şimdi tahliye ettiler?

Eğer tahliye edilecekse neden türbe Suriye'de savaş bitip, Suriye ile anlaşmalı olarak belirlenecek bir yere taşınana kadar Türkiye'de saklanmadı da, sınıra 200 metre olan bir yere Suriye'nin izini olmadan taşındı veya taşınacak!

Tüm bunlar seçim yatırımı mı?

Soruları ilk aklımıza gelen sorular oluyor.

17 Şubat 2015 Salı

Masal Ülkesi

Bir ülke varmış ki masallarda olmayan bir adalet sistemi varmış.

Bu ülkede tecavüz serbest, taciz ise ödüllendiriliyor muş.

Hırsızlık kuralları ilginçmiş. Eğer bir günlük asgari ücretten az değerli bir şey örneğin ekmek, baklava çaldıysanız cezası 3-5 yıl hapis imiş. Bir günlük asgari ücretten fazla ama bir aydan az bir hırsızlık söz konusu ise cezası paraya çevrilen 10-15 gün hapismiş. Bir aylık asgari ücreti geçen hırsızlıklarda çaldığınız para size iade edilip üstüne rayiç faiz veriliyormuş.

Memleketin bir yarısında hendek kazıp, ortalığı ateşe verenler polis korumasında serbestçe gezerken diğer yarısında polisten yediği dayaktan ölmek bile devlet memurunu lüzumsuz meşgul etme suçu sayılıp ceza veriliyormuş.

Ülkenin kralı kendi ülkesinin durumu ile öyle övünüyormuş ki dışarıdan bakanlar ülkede bunların olduğuna gözü ile görse inanmıyormuş.

Ne olmuş bu ülkeye sonunda diye masalcıya sorarsanız onu siz bileceksiniz dermiş!


7 Ocak 2015 Çarşamba

Sanık

Sanıklar oldu savcı
Savcılar oldu sanık
Sizlere salık
Sanma bu halk alık.