27 Kasım 2010 Cumartesi

Derim

Ben katile katil derim

Derelerin katili.

Ben hırsıza hırsız derim

Bağışların hırsızı.

Ben diktaya dikta derim

Haksızların diktası.

20 Kasım 2010 Cumartesi

Çekinik Ahmet Kaya ve Yılmaz Güney Ziyareti

Yoksul Türk halkının çok sevdiği Ahmet Kaya ve Yılmaz Güney'in mezarlarını ziyaret etti Kılıçdaroğlu. Bu ziyaretinde onlara yapılan haksızlıkları dile getirip, iktidara gelindiğinde bu tür haksızlıklara son verileceğini söyleyeceğine çekinik bir şekilde "sağcılar da Nazım'ın mezarını ziyaret etmiyor mu?" diye soruyor. Yani seninki de onların Nazım'ı ziyareti gibi sahte mi? Bu değerlerimize sahip çıkmıyormusun? Kürtçe kaset çıkaracağım dedi diye linç edilmesine, o gün bunları yapanların bugün teröristbaşı ile görüşmeyi savunmalarına isyan etmiyormusun?

Bu kadar çekinik bir ziyarete bile tepki veren Bahçeli'ye ne demeli?

Çok daha atak, haksızlığa isyan eden, doğruları savunan bir Kemal bekliyoruz. Yoksa Kemal iktidar olmayı daha çooooooooook bekler!

12 Kasım 2010 Cuma

Yeşil Kart Kaldırılsın

1 Ekim 2010 itibariyle her T.C. vatandaşı genel sağlık sigortası kapsamına alındı. Sosyal güvencesi olmayanlardan gelir durumu yetersiz olanlar ücretsiz yeterli olanlar ise belli bir ücret ödeyerek zorunlu genel sağlık sigortası sahibi olacak.

Bu durumda yeşil kart ne oluyor? Yakınlara, yandaşlara ve bazen altında Mercedes ile gezenlere dağıtılan bir ulufe mi? Madem herkesin sağlık güvencesi var o zaman yeşil kart uygulaması derhal kaldırılmalıdır. Muhalefetin bu tür somut konuları dile getirmesini beklemekteyiz.

7 Kasım 2010 Pazar

BLOG SAYFAM

Blog yazılarım 327'yi buldu. Bazı düzenlemelere gittim.

Blog sayfası olarak hem blogcu hem de blogspot da yazmaktayım.

http://uygarradikal.blogcu.com/

http://uygarradikal.blogspot.com/

Arkadaş listemdeki bloglarına 2010 yılında hiç yazı yazmamış, şablonlarını boşaltmış olanları sildim. Buradan verilen linkle gidilecek adreste güncel bir sayfa bulunması gerektiği düşüncesiyle yaptım bunu.

Ayrıca bana email ile ulaşmak isterseniz uygarradikal@gmail.com adresini kullanabilirsiniz.

Facebook ve twitter'da da uygarradikal kullanıcısı ile paylaşımlar yapacağım. Özellikle twitter'da kısa mesaj olarak paylaşımlarım olacak. Arkadaş eklemek isterseniz sevinirim.

Değerli yorumlarınız, katkılarınız için çok teşekkürler.

3 Kasım 2010 Çarşamba

Ayak Bağı

CHP genel başkanlığına Kemal Kılıçdaroğlu seçildiğinde Önder Sav'ın ona ayak bağı olacağını hissetmiş ve bundan kaygı duymuştum. Nitekim bu net olarak ortaya çıktı.

Eğer bu süreçten Kemal Kılıçdaroğlu Önder Sav'ı anti-demokratik, fakat geçerli tüzüğü kullanarak bile olsa, tasfiye edip çıkabilirse genel seçimlerde AKP'nin tek başına iktidarını engelleme şansı olabilir. Eğer bunu yapamazsa CHP için bir hezimet kaçınılmaz olacaktır.

Umarım başarır.

23 Ekim 2010 Cumartesi

Yapma be Kemal

Onca yoksulluk varken,

Çocuklar sokaklarda dilendiriliyorken,

Çitfçiler borçdan hapis yatıyorken,

Gençler işşizlikten kırılırken.



Onca yolsuzluk varken,

Sosyal yardımlaşma vakıfları ortadayken,

3M bile rüşvet verdik diye resmen itiraf etmişken,

Mercedes rüşveti daha unutulmamışken.



Dolandın gittin türbana,

Dolanan tek sen olsan umurumda değil ama,

Uyan artık uyan,

Bari Halkın son umudunu yakma.

15 Ekim 2010 Cuma

Şerefsizlik

Arda Turan "Bu ülkede şerefsizlik ve ahlaksızlık almış başını gidiyor. Artık ben nefret etmeye başladım bu yaşananlardan." demiş.

Ha şunu bileydin!

9 Ekim 2010 Cumartesi

Türban ve Referandum Sonrası

Referandumdaki pakete yöneltilen eleştiriler bir bir gerçekleşmeye başladı. Sayıştay seçiminde en az oyu alan , yaşı bile AYM üyeliğini tutmayan aday meclisde en çok oyu alarak Anayasa Mahkemesine üye seçildi. İktidar partisinin blok oyları tek bir kişi üzerinde kolayca toplandı.

Barolar Birliği genel kuruluna değil her baro başkanına oy hakkı vererek 100 avukat olan baro ile 10.000 avukat olan baroyu aynı kefeye koyan süper demokrat madde metni sayesinde seçilen 3 aday içinde benzer bir tablo umulmakta. Bunu genel seçimlere uygularsak her ilin sadece bir milletvekli çıkardığı bir demokrasi bu!

Bu maddeleri böyle yazmak yerine doğrudan Anayasa Mahkemesi üyelerini başbakan seçer deselerdi; hatta erklerin birliği prensibini getirip başbakan sadece AYM, değil ayrıca Danıştay, Yargıtay, HSYK başkanı ve Meclis Başkanı ve komisyon başkanlarını belirler diye açıkca yazsalardı hiç olmazsa mertçe ne istedikleri belli olurdu. Ama o zaman süper liberal, güya solcu destekçileri zorlanırdı bunlara "yetmez ama evet" demek için.

CHP ve Kılıçdaroğlu ise halkın sorunları ile uğraşmak, yoksulluğa, gerçek delillerle belgelenmiş yolsuzluklara değinmek yerine türbana dolandı. Bu oyuna gelen bir politikacının iktidara gelmesi imkansız gibi. Bu konuda tek diyeceği "şeriat özlemcisi, halkın yaşam biçimini kısıtlamak için elinden geleni yapan bir iktidar döneminde türban sorunu çözülemez, bu ancak uygar, demokrat ve çağdaş bir iktidar döneminde çözülür, hiç kapımızı çalmayın" olmalıydı.

Aksi durumda yasaya evet dese, oylamaya katılmasa, anayasa mahkemesine götürse, götürmese CHP ve Kemal'i suçlayacak bir şey bulunacak ve türban bir kez daha AKP oylarına tahvil edilecek. Politikada bu kadar uzak görüşü olmayanlardan başka lider yaratamayan muhalefetle nereye kadar!

5 Ekim 2010 Salı

BDP'nin Şikayete Hakkı Var mı?

BDP yapılan operasyonlar üzerine "hani referandumdan sonra daha fazla demokrasi gelecekti" diyerek şikayete başladı.

Sanarsınız referandumda hayır diyerek karşı durmuşlar. Sizin boykotunuz evet çıkmasına en büyük katkı olmadı mı? Siz evet çıkınca demokrasi gelecek sanıyorduysanız evet deseydiniz, demokrasi güçlenmez, kandırılıyoruz diyorsanız hayır deseydiniz. Artık şikayete hakkınız yok!

25 Eylül 2010 Cumartesi

Çılgın Projemi Açıklıyorum

Başbakan Erdoğan İstanbul için çılgın projesini açıklamadan hiç bir başbakanın cesaret edemeyeceği Çılgın İstanbul projemi açıklıyorum.

Önce Trakya sınırımızdan Karadeniz-Ege Kanalı açılarak İstanbul'un gemi ve tanker trafiğinden kurtulması sağlanır. Burada Meriç,Ergene nehirlerinden de yararlanılır. Sonra İstanbul Boğazının üstü betonla kapatılarak başbakanların çılgın projelerini yapabileceği büyük ve değerli araziler yaratılır. Böylece 3. köprüye de gerek kalmaz eski iki yaka arasında yüzlerce cadde açılabilir.

Böylece bir taşla, köprü, trafik, arsa, deprem iyileştirmesi, tanker kazası gibi 5 sorunu çözerim. Eğer çılgın proje istiyorsanız daha çılgınını bulamazsınız. Oylarınızı bekliyorum.