24 Mart 2012 Cumartesi

KISA KISA

Hrant, ailesi başvurursa sivil şehit olacakmış. Ailesi cinayetin arkasındakilerin aydınlatılmasını istiyor, şehitlik payesi değil.

Seloteyp kasasına takıldı 4+4+4. Adamı yatırıp üstüne çıkmak entelektüel davranış, teyp kasası atmak terör!

Siyasal bilimler öğrencisi TBMM'yi yüce divan sanmış. İşte AKP'nin eğitimli gençlik projesinin sonucu!

Asla ve katta terör örgütü ile görüşülmeyecekmiş. Müzakere heyeti başkanı ile her gün görüşüyorsun ama!

CHP gurup toplantısını Tandoğan'da yapacakmış. Anayasa görüşmelerinden çekilmedikçe Tandoğan'da fayda etmez!

17 Mart 2012 Cumartesi

Yakanlardan mısın yoksa Yakılanlardan mı?

Sivas davası bir turnusol kağıdı oldu. İnsanları diri diri yakanları savunup, yıllardır kendi Valisine, polisine yakalatmayıp evinde ölmesine göz yumanların yakanların kızlarının feryadına üzülmesi kör gözleri açmalı.

Gün olur devran döner, yakanların iktidarı da sona erer.

13 Mart 2012 Salı

Demokratik Anayasa Diktatörlerle Yapılamaz

Madem ki Erdoğan için diktatör diyorsun o zaman nasıl AKP ile demokratik anayasa yapacaksın? Derhal bu çalışmalardan çekilmelidir CHP. Bunu halka iyi bir şekilde açıklamalıdır. Hangi koşullar sağlanmadan çalışmalara geri dönmeyeceklerini net bir şekilde ifade etmelidir.

Bu koşullar bence şunlar olmalıdır:

- 4+4+4 kesintili eğtim yasası geri çekilsin,
- Tüm tutuklu milletvekilleri serbest bırakılsın,
- Seçim barajları kaldırılsın,
- Özel yetkili mahkemeler kaldırılsın,
- Milletvekilleri dahil tüm kamu görevlilerine dokunulmazlıklar kaldırılsın.

Bunlar yerine gelmeden Anayasa çalışmalarına katılmanın yine tükürdüğünü yalamak olarak adlandırılacağını unutmamalıdır CHP.

11 Mart 2012 Pazar

OKUDUĞUM SON KİTAP

HRANT/Tuba Çandar/Everest

Bir çok bölümde gözlerim yaşararak okudum Hrant'ın biyografisini. Kendisine olan saygım o kadar arttı ki anlatmam mümkün değil. Sadece keşke ben ölünce arkamdan anlatılanlar bu kadar olumlu olabilse diye geçirdim içimden. Ona kıyanlara, bu sürece destek olanlar ve gerçekleri ortaya çıkarmayanlara tekrar lanet ediyorum.

"Selam olsun "Küp küp altını terk edip kitabını sırtlayan dedelerime.""

"Kardeşliğin ötesinde bir şeydir. Solculuk da zaten bu ruhun doğal sonucu gibidir. Tibveranklı olup da bu ruhu paylaşmamak diye bir şey yoktur."

"Ben sana, dedi, ne diyeyim? Durdu sonra, en iyisi sen bizim bacımız ol, dedi. Sarıldı bana. Bacı kardeş olduk sonra."

"Ben aşkı seçtim. Yoksa ben de dağa çıkardım. Sonum Armenak gibi olurdu."

"Kanımızı ilk sen çaldın. Hem de en zulal akanını kaptın."

"Sofra üstünde gelen acı haber ekmeği taş, suyu da buz keser," der Anadolu deyişi."

"Biz iki nedenle çekeriz 'tililili'yi," der Rakel."Biri sevincimizde, diğeri ağıdımızda.Bazen şükran çığlığımızdır o, bazen de isyanımız. Bağırmak değildir, ne de ağlamak. Bir haykırıştır sadece. Dİlin ya da ağzın bir işlevi yoktur bu sesin yaratılışında. Yürekten çıkan sestir o."

"Halk, öyle herkese kolay kolay "Baba" lakabını takmaz. ... Hak etmişti Der Giragos bunu... Hem de köküne kadar."

"Barış ile Sevgi bir gün çok acıkmışlar, yürekleri çok boş kalmışmış. Dünyayı dolaşıp bütün canlıları yüreklerine doldurmaya, yüreklerini doyurmaya karar vermişler."

"İstanbul'da mısın? Çabuk gel. Dalağını bilmem ne yaptığımının..." Onun en büyük küfrü buydu. Küfür onun için Anadolulu olmanın göstergesiydi. Hatta sevgi işaretiydi."

"Bir başka severim 23 Nisanları. Hem, bizim de hanımla evlendiğimiz günüdür aynı zamanda."

"Küslüğümüz yoktu, sarıldığımızda barışırdık. "Ne o" derdi "suratın kıçıma dönmüş..." Gülerdik, barışırdık. Bir gün beni incitecek bir şey dememiştir."

"Dindar değildi ama bazen dine sığındığı anlar olurdu. Bundan eminim."

"Babamın beni en şaşırtan huyu, cesareti ve sevgisiydi. Yeryüzünde böyle bir insan olmasına şaşırırdım."

"İtiraf etmeliyim ki karakter olarak ekip çalışmasından ziyade bireysel çalışmaya daha yatkın biriyim. Bu olumsuz yanım, iyi bir yönetici olamayaşımı da beraberinde getirir. Bunu bildiğimden olsa gerek, hiçbir zaman, hiçbir yerde, hiçbir kuruma yönetici olmak istemem."

"Tabu konular"ın tartışmaya açılması zor olduğu gibi, bu tartışmaları kendi zemininde tutmak ve başka mecralara kaymasına engel olmak da hayli zor. Nitekim Agos'un düzeni sorgulaması ve kimi alanlarda yeniden yapılanmalar önermesi, üstelik de "sivilleşme" ve "şeffaflaşma" gibi, "cemaat" kavramı ile özdeşleşmiş ve tüm uzuvlarıyla dini bir toplum görüntüsü kazanmış kapalı bir toplum yapısında ters gelecek önerilerde bulunması, bazı kesimleri rahatsız etti."

"Ben birdenbire öyle çok sokulabilen bir insan değilim; bu yakınlık hissi tamamen Hrant'ın karakteri ile ilgili. Öyle bir kavraması, kucaklaması, koruması vardı ki... Alır insanı, böyle göğsünün içine sokardı. Sen de kendini dünyanın en güvendeki insanı hissederdin."

"Hrant benim masal babamdı, çünkü insan kendine bir baba düşlese babasının Hrant olmasını ister."

"Doğu toplumlarını, Batı'dan ayıran en önemli bir özellik de 'kahraman' ve 'ilah' yaratmasındaki farklılıkta aranmalı. Bizim önemli özelliğimiz kolay yüceltip bir o kadar rahat alçaltabilmemiz ilahlarımızı ..."

"Azınlıklar ve onların azalması, devletin ve Cumhuriyet hükümetlerinin istisnasız hepsinin temel hedefi oldu. Bu azalma, bazen insanın, bazen de mülkün azalmasına tekabül eder."

"Oğlum bir şey demedim... Kızım anandır, malındır ama bana sorarsan bırak kalsın, burada gömülsün ... Su çatlağını buldu,dedim."

"Bütün baskı ve dayatmalara, entrikalara ve zulme rağmen, ayrı ayrı ve yan yana değil, birlikte ve iç içe yaşamayı gerçekleştirelim. Ben çok dua etmem ama dua ederim ki diğeri olmasın; benim halkımın başına gelen Kürt halkının başına gelmesin."

"Elbette korkuyorum. Ama ölüm hiç bir şeydir, eğer ölene kadar dimdik ayakta durabildiysen...".

3 Mart 2012 Cumartesi

Kurultayın Ardından CHP

CHP ve muhalefet kurultaydan güçlenerek çıktı.

Çok önceleri Önder Sav ve Deniz Baykal ile yolunu ayırmadan Kılıçdaroğlu'nun işi zor demiştim. Keşke Baykal'ı da aday yapmasaydı.

Yeni tüzük tam demokratik mi? Hayır. Bu çağrıyı muhaliflerin imzalarına beklemeden yapması gerekmezmiy di Kemal beyin? Evet.

Ama bunlar yine de yeni tüzük ile gelen kadın kotası, kısmi önseçim gibi olumlu düzenlemeleri değiştirmez. Ayrıca halka küsülmeyeceği şeklinde ki çok olumlu mesajlarını da beğendim Kemal beyin.

Yıllardır söylediğim tüm üyelerin (delegelerin değil) katılımı ile yapılacak ilçe ve il yönetimi seçimleri, milletvekili ve belediye başkanları adaylarının bu yolla belirlenmesi aşamasına da gelinmeli.

Seçim barajlarının kalktığı, yönetimde istikrar için tek vekillik dar bölgelerin olduğu, 100 Türkiye milletvekili ile %1 oy alan partinin bile temsil edildiği bir siyasi düzeni arzuluyor ve bunu savunmayı her demokratdan bekliyorum.

17 Şubat 2012 Cuma

Dokunulmazlık

İstenen belediye başkanına dokunma istenmeyen genel kurmay başkanına dokun. Dokunulmazlıklar ve yargılamaya bakan, başbakan, vali izni ülkemizde adaletin sonunu getirdi.

En kısa şekilde ne olmalı?

- Özel yetkili mahkeme ve savcılık kaldırılmalı,
- Tüm makamlar için dokunulmazlık kaldırılmalı. Sadece milletvekillerinin kürsüdeki konuşmaları için dokunulmazlık tanınmalı.
- Tutuksuz yargılama esas olmalı. Milletvekilleri, bakanlar , genel kurmay başkanları, belediye başkanları mutlak tutuksuz yargılanmalı, ceza kesinleşince cezaevine girmeli.

Bunlar sağlanmadan da Anayasa değişikliği hazırlıklarına katılmak muhalefetin yapacağı en önemli hata olacaktır.

5 Şubat 2012 Pazar

OKUDUĞUM SON 2 KİTAP

Başbakanın çıkışıyla meşhur olmadan önce okuduğum ve Çağdaş Amerikan edebiyatının önemli yazarı olan Paul Auster'in iki kitabını tanıtmak istedim.



1) Paul Auster/Görünmeyen/Can

Bir yazar adayı, Vietnam savaşı yılları, iki kardeş arası ilişki, casusluk ve cinayet. Sonuna kadar hızla okunan bir kitap.

"Herkesin geleceği tehlikede. Senin de iyi bildiğin gibi, özellikle on sekiz-yirmi iki yaşlarındaki Amerikalı erkeklerin geleceği tehlikede. Ama başaramayıp da okulu bırakmak zorunda kaldığım sürece, mezun oluncaya kadar beni askere almazlar. Bahse girmek istemem ama o zamana kadar savaş bitmiş olabilir."

"Born beni yenmişti. Bana, kendi hakkımdaki duygularımı kökten değiştiren bir şey göstermişti ve ömrümde ilk kez birinden nefret etmenin ne demek olduğunu anladım. "

"Bu mucizeler olunca hiç düşünmeden birbirininize koşardınız. İnsanın yaşamını değiştiren olaylara tanık gerekir, bu role başka kim ikinizden daha uygun olabilirdi?"

"Annem altı yıl önce öldü. Ekim ayında -yarın tam altı yılolacak. New York ve Washington'a yapılan saldırılardan bir ay kadar sonra. Bir süredir kalbinden rahatsızdı ve bir gün kalbi onu bırakıverdi. Yetmiş altı yaşındaydı. Yüz yaşına kadar yaşamasını isterdim ama bilirsiniz, istediklerimizle elde ettiklerimiz çok nadir örtüşür."

2) Paul Auster/Leviathan/Can

İki yazar. Dünyaya eleştirel bakış. Çevrelerindeki kadınlar ve macera. Paul Auster bu romanını da elinizden bırakamayacaksınız.

"Evliliklerinin tutarlılığı, sağlamlığı bana dinginlik verirdi."

"Dünyadaki aptallıklar onu çileden çıkarırdı ve zaman zaman o inceliğinin, şakacılığının altında derin bir hoşgörüsüzlük ve küçümseme yattığını sezerdiniz.Hemen her yazısında sivri, saldırgan bir şeyler olurdu ve yıllar geçtikçe bu tavrı çıbanbaşı olarak tanınmasına yol açtı."

"Yürür, müzeleri dolaşır, sanat galerilerine gider, gün ortası sinemaya dalar, park sıralarına oturup kitap okurdu. Başkaları gibi saate bağımlı değildi, bu yüzden de zamanını boşa harcıyormuş duygusuna hiç kapılmazdı. Bu Sachs'ın üretken olmadığı anlamına gelmez, ama çalışma ile avareleik arasındaki duvar, artık o duvarın varlığını farkedemeyceği kadar yıkılmıştı."

"Bu son'un paradoksuydu. Delia ile ben de buna benzer bir süreç yaşamıştık: bir çiftin ne birlikte ne de ayrı olduğu o tuhaf bitiş dönemi; hani sizi bir arada tutan son bağın birbirinizden ayrı yaşamanız olduğu süreç."

29 Ocak 2012 Pazar

İstatistikler Sizi Kandırmasın

AKP etkisindeki medya ve tüm diğer kurumlara ilaveten halkı kandırmak konusunda istatistikler de kullanılıyor.

TÜİK verilerine göre 2010'da en fazla nüfusu artan Bilecik 2011'de nüfusu en fazla azalan şehir olmuş. İşte durumumuz iyi diye gösteren istatistikler böyle çelişkilere sahip.

Hani bir fıkrada vardır ; "2 kere 2 kaçtır diye sorar patron, muhasebeci siz kaç olsun isterseniz diye yanıtlar" aynı onun gibi oldu bizim resmi istatistiklerimiz. Bazen de böyle açıkları ortaya çıkıyor.

Siz siz olun bu dönemde iyimser istatisklere inanmayın!

15 Ocak 2012 Pazar

Halen AKP ile Anayasa Yapmak İstiyormusunuz?

Geçen yıl 30 Ağustos, 29 Ekim için yaratılan bahanelerin ardından bu yıl 19 Mayıs'da çocuklar üşüyor bahanesi geldi. Bakan karşılamak için dondurucu şoğukta çocukları sıraya dizenler bunlar değil sanki.

O zaman 19 Mayıs'ı Mekke'de kutlayalım, umre gezisi ile hem de sıcak olur.

Uzayan davalar yıllarca bitmeyecek gözüküyorken insanlar savunmalarından dolayı mahkum oldular.

Van'da yerel yönetimle uyumsuz, halka yardımları dağıtamayan , beceriksizliklerini yazan ve haber yapanları gazetesinden kovduran ileri demokrasi manzaraları.

Bütün bunlar sürerken Anayasa değişikliklerini düzenleyecek komisyonlarda muhalefetin yer alması ya aymazlık ya da halka ihanettir. Bu uygulamalar sürerken Anayasa'nın A'sı bile tartışılamaz.

8 Ocak 2012 Pazar

F35'lere HAYIR

Çok ileri sivil demokrasimiz tanesi 60 milyon dolardan 150 adet F35 uçağı siparişi vermiş. 9 Milyar dolar. Başbuğ'un tutuklanmasını demokrasi zaferi sayan "sivil" yazarlardan bu silahlanmaya hiç bir tepki duyamadık. Üstelik bu uçaklar Amerika'nın izin vermediği operasyonlarda kullanılamayacak.

Komşularımızla çatışmaya, silahlanmaya ve vergilerimizin savaş makinasına aktarılmasına, kısacası F35'lere hayır!