1) Kana Bulanmış Sakal/Daniel Galera/Can
Brezilya edebiyatından güzel bir roman. İntihar eden babasının arkasından dedesinin izine düşüp bir sahil kasabasına gelen genç yüzücü. İnsan ilişkileri üzerine son derece akıcı yazılmış güzel bir roman. Bazen en yakınımız bile bizi anlayamaz.
2) Kader Kuyusu/Mehmed Uzun/İthaki
Kürt romanının büyük ismi Mehmed Uzun 19. yüzyıl sonundan başlayıp 20. yüzyıl ortalarına kadar Cizre Botan'dan göçmüş Mir Bedirhan sülalesinin İstanbul ve sürgünde geçen günlerini anlatıyor. Torun'un doğuşundan başlayıp ölümüne kadar süren roman aynı zamanda Kürt direnişinin de anlatımı.
Bu romanı okuduktan sonra devletleri olmadan Kürt'lerin bu mücadeleyi bitirmeyeceklerine kanaat getirdim.
3) Yeşil Gölge/Kemal Bilbaşar/Can
2. dünya savaşı sonrasında bir Anadolu kasabası. İstiklal savaşındaki konumunu kullanarak güç elde etmiş bir ağa, meyhanesi, kasaba eşrafı, imam etrafında geçiyor konu. Demokrat parti kurulması ve halkın ilgisinin nedenini arayanlara ışık tutabilir. Din, para,rüşvet, güç ve ezilen köylü ve işçiler. Demiryolu gelişinin bir güç savaşına dönmesi.
Çok rahatlıkla okunan, sürükleyici ve bugünlere de ışık tutan bir roman.
Ülke ve Dünya Sorunlarına Demokratik, İnsancıl ve Çevreci bir Yaklaşım.
27 Kasım 2015 Cuma
OKUDUĞUM SON 3 KİTAP
Etiketler:
Daniel Galera,
Kader Kuyusu,
Kemal Bilbaşar,
Mehmed Uzun
5 Kasım 2015 Perşembe
Bahçeli,Kılıçdaroğlu İstifa Dikta Anayasasına Hayır
Seçimlerde oyumu HDP'ye verdim. Barajı ucu ucuna geçmesi, barajı geçmediği takdirde AKP'nin mutlak meclis çoğunluğunu elde edeceği düşünülürse kararımın arkasındayım.
Devlet Bahçeli partisi haline gelmiş MHP'yi halk cezalandırdı. Bahçeli'yi başından atmamış bir MHP yok olmaya mahkum. Hele AKP'nin "ileri demokratik" dikta anayasasına katkıda bulunursa bu bitiş daha da hızlanır. Bahçeli hamasi nutukları bırakıp derhal istifa etmeli. Ana muhalefet değil, küçük yavru muhalefet olmak hedefe ermek sayılamaz.
Kılıçdaroğlu istifa etmeli ve yeniden aday olmamalı. Ya da CHP kurultayı artık sağa kapı açan, geri zekalı danışmanlarla Ekmeleddin gibi adaylar gösteren, Baykal'ı tasfiye etmeyen, Sarıgül'ü aday yapıp İstanbul belediyelerini rantçılara emanet eden Kılıçdaroğlu'nu gönderip, yoksul ve emekçi halka sol söylem ile hitap edecek bir devrimciyi başa getirmelidir. Her seçimde %1 oy artırarak iktidara gelmek için 13 seçim yani 52 yıl geçmesini beklemeyi hiç bir salak başarı sanamaz. Yetti bu dini, sağ, rantçı söylemlerden umut bekleyen sahte sosyal demokratlar! Bunu yapmadıkça oyumu tekrar alamaz CHP! Hele dikta Anayasası için görüşme bile yapması bence CHP'yi bitirir. Diktatörlerle demokratik anayasa yapılamaz.
Demirtaş ve HDP'yi azaltan PKK oldu. Sivil siyasetin öne çıkmasını hazmedemedi. HDP PKK terörüne daha net karşı çıkmalı 3. parti konumuna gelmişken. Anayasa değişikliği veya çözüm sürecini AKP ile canlandırma fikrini derhal unutmalı. Diktatörlerle eli kanlı yönetimlerle Kürt sorunu dahil hiç bir sorun demokratik olarak çözülemez. Demokratik olarak eldeki son hakları kullanmalı. Bunları yapmazsa emanet oyumu geri almakta tereddüt etmem.
Halkın devirdiği AKP'yi beceriksiz muhalefet geri getirdi!
Devlet Bahçeli partisi haline gelmiş MHP'yi halk cezalandırdı. Bahçeli'yi başından atmamış bir MHP yok olmaya mahkum. Hele AKP'nin "ileri demokratik" dikta anayasasına katkıda bulunursa bu bitiş daha da hızlanır. Bahçeli hamasi nutukları bırakıp derhal istifa etmeli. Ana muhalefet değil, küçük yavru muhalefet olmak hedefe ermek sayılamaz.
Kılıçdaroğlu istifa etmeli ve yeniden aday olmamalı. Ya da CHP kurultayı artık sağa kapı açan, geri zekalı danışmanlarla Ekmeleddin gibi adaylar gösteren, Baykal'ı tasfiye etmeyen, Sarıgül'ü aday yapıp İstanbul belediyelerini rantçılara emanet eden Kılıçdaroğlu'nu gönderip, yoksul ve emekçi halka sol söylem ile hitap edecek bir devrimciyi başa getirmelidir. Her seçimde %1 oy artırarak iktidara gelmek için 13 seçim yani 52 yıl geçmesini beklemeyi hiç bir salak başarı sanamaz. Yetti bu dini, sağ, rantçı söylemlerden umut bekleyen sahte sosyal demokratlar! Bunu yapmadıkça oyumu tekrar alamaz CHP! Hele dikta Anayasası için görüşme bile yapması bence CHP'yi bitirir. Diktatörlerle demokratik anayasa yapılamaz.
Demirtaş ve HDP'yi azaltan PKK oldu. Sivil siyasetin öne çıkmasını hazmedemedi. HDP PKK terörüne daha net karşı çıkmalı 3. parti konumuna gelmişken. Anayasa değişikliği veya çözüm sürecini AKP ile canlandırma fikrini derhal unutmalı. Diktatörlerle eli kanlı yönetimlerle Kürt sorunu dahil hiç bir sorun demokratik olarak çözülemez. Demokratik olarak eldeki son hakları kullanmalı. Bunları yapmazsa emanet oyumu geri almakta tereddüt etmem.
Halkın devirdiği AKP'yi beceriksiz muhalefet geri getirdi!
16 Ekim 2015 Cuma
Muhalefet Oyumuzu Hak Etmese de
Aslında 7 Haziran sonrası hiç bir muhalefet partisi oyumuzu hak etmiyor. Halkın oyuyla devirdiği AKP'yi iktidarda muhalefetin beceriksizliği tuttu. Meclisten bir tane AKP karşıtı karar çıkartamadılar. Birer bire bakarsak durumlarına:
Devlet Bahçeli partisi (artık MHP adını hak etmiyor) meclis başkanlığını AKP'ye hediye etti. Hükümete savaş yetkileri verdi. Çinli,Koreli dövmeleri de işin tuzu biberi oldu. Hiç bir güçlü adaya tahammül edemeyen Bahçeli partisinde parti demokrasi sıfır.
Vatan Partisi seçim barajı sorunumuz yok diyordu. Yüzde yarım bile oy alamadılar. Bir öz eleştiri duydunuz mu? Cemaate karşı mücadele diye AKP ve diktatörlüğü savunur pozisyona düştüler. Suriye'de savaş çığlıkları da unutulmamalı.
CHP istikşafi görüşme diye halkın 40 gün oyalanmasına izin verdi. Davutoğlu ile baş başa görüşüp niyet belli olunca görüşmelere devam etmese hükümet kurma yetkisini alması olası idi Kılıçdaroğlu'nun. Baykal Erdoğan ile görüştükten sonra kesinlikle aday yapılmamalı , MHP ve HDP ile en azından meclis başkanlığında uzlaşma yapılabilmeli idi. CB adayı yaptıkları Ekmel beyi 3. turda destekleyip son turda topu HDP'ye bırakabilirlerdi. Zorunlu seçim hükümetine girmeme kararları ise son derece yanlıştı. CHP ve MHP hükümete girse idi tek tek vekillere bakanlık teklif etmek mümkün değildi. Ayrıca 11 muhalif bakan olan bir hükümet olsa idi kolay kolay Ankara katliamı olmazdı. Verdiğimiz oylarla elde edilen Anayasal yetkilerini kullanmadılar. Çalışmayana meclise kadük olacak yasa teklifleri ile kimi kandıracaklar.
HDP eğer 7 Haziran öncesi komplo teorileri doğru olsa idi AKP ile hükümet kurup başkanlık ve özerklik içeren Anayasa değişikliği yapmalı idi. Verdiği sözleri en çok tutan parti oldu. RTÜK'de zorda olsa MHP adayına oy verip muhalefete geçmesini sağlayabilirdi başkanlığın. Verilen 3 bakanlığın sadece ikisini kullandı ve onları da bıraktı. Bu çok yanlış idi.
Görüldüğü gibi aslında hiç bir muhalefet partisi oyumuzu hak etmiyor ama seçim sonrası tek olumlu olasılık CHP-HDP koalisyonu kanımca. Bu nedenle bu seçimde oyum HDP'ye eğer teröre karşı tavırları sürerse.
Devlet Bahçeli partisi (artık MHP adını hak etmiyor) meclis başkanlığını AKP'ye hediye etti. Hükümete savaş yetkileri verdi. Çinli,Koreli dövmeleri de işin tuzu biberi oldu. Hiç bir güçlü adaya tahammül edemeyen Bahçeli partisinde parti demokrasi sıfır.
Vatan Partisi seçim barajı sorunumuz yok diyordu. Yüzde yarım bile oy alamadılar. Bir öz eleştiri duydunuz mu? Cemaate karşı mücadele diye AKP ve diktatörlüğü savunur pozisyona düştüler. Suriye'de savaş çığlıkları da unutulmamalı.
CHP istikşafi görüşme diye halkın 40 gün oyalanmasına izin verdi. Davutoğlu ile baş başa görüşüp niyet belli olunca görüşmelere devam etmese hükümet kurma yetkisini alması olası idi Kılıçdaroğlu'nun. Baykal Erdoğan ile görüştükten sonra kesinlikle aday yapılmamalı , MHP ve HDP ile en azından meclis başkanlığında uzlaşma yapılabilmeli idi. CB adayı yaptıkları Ekmel beyi 3. turda destekleyip son turda topu HDP'ye bırakabilirlerdi. Zorunlu seçim hükümetine girmeme kararları ise son derece yanlıştı. CHP ve MHP hükümete girse idi tek tek vekillere bakanlık teklif etmek mümkün değildi. Ayrıca 11 muhalif bakan olan bir hükümet olsa idi kolay kolay Ankara katliamı olmazdı. Verdiğimiz oylarla elde edilen Anayasal yetkilerini kullanmadılar. Çalışmayana meclise kadük olacak yasa teklifleri ile kimi kandıracaklar.
HDP eğer 7 Haziran öncesi komplo teorileri doğru olsa idi AKP ile hükümet kurup başkanlık ve özerklik içeren Anayasa değişikliği yapmalı idi. Verdiği sözleri en çok tutan parti oldu. RTÜK'de zorda olsa MHP adayına oy verip muhalefete geçmesini sağlayabilirdi başkanlığın. Verilen 3 bakanlığın sadece ikisini kullandı ve onları da bıraktı. Bu çok yanlış idi.
Görüldüğü gibi aslında hiç bir muhalefet partisi oyumuzu hak etmiyor ama seçim sonrası tek olumlu olasılık CHP-HDP koalisyonu kanımca. Bu nedenle bu seçimde oyum HDP'ye eğer teröre karşı tavırları sürerse.
3 Ekim 2015 Cumartesi
OKUDUĞUM SON 3 KİTAP
1) Şeytan,Melek ve Komünist/Nedim Gürsel/DK
Nazım Hikmet otobiyografisi yazara Nazım'ı takip eden DDR ajanı anılarını vermek ister. Roman Berlin'de geçiyor. Hem Nazım'ın hayatı, hem dönemin parti uygulamaları, hem duvarın çöküşü bu romanda konu ediliyor.
Nazım,TKP veya Berlin ilginizi çekiyorsa romanı mutlaka okuyun.
2) İncir Tarihi/Faruk Duman/Can
Masalsı bir roman. Biraz efsanelerden esin almış. Osmanlı dönemi İstanbul'u ve denizlerde geçiyor. Değişik bir okuma deneyimi için öneririm.
3) Yolda/Jack Kerouac/Ayrıntı
Hiçbir bölüme ayrılmayan ABD yol anıları. 1945 sonrası Amerika'da Doğudan Batıya, Güney'den Kuzey'e, otostop, araba ve otobüsle yapılan uzun yolculuklar. Caz, uyuşturucu, partiler, araba hırsızlığı. Zaman zaman sıkıcı hale gelse de yine de değişik bir roman.
Nazım Hikmet otobiyografisi yazara Nazım'ı takip eden DDR ajanı anılarını vermek ister. Roman Berlin'de geçiyor. Hem Nazım'ın hayatı, hem dönemin parti uygulamaları, hem duvarın çöküşü bu romanda konu ediliyor.
Nazım,TKP veya Berlin ilginizi çekiyorsa romanı mutlaka okuyun.
2) İncir Tarihi/Faruk Duman/Can
Masalsı bir roman. Biraz efsanelerden esin almış. Osmanlı dönemi İstanbul'u ve denizlerde geçiyor. Değişik bir okuma deneyimi için öneririm.
3) Yolda/Jack Kerouac/Ayrıntı
Hiçbir bölüme ayrılmayan ABD yol anıları. 1945 sonrası Amerika'da Doğudan Batıya, Güney'den Kuzey'e, otostop, araba ve otobüsle yapılan uzun yolculuklar. Caz, uyuşturucu, partiler, araba hırsızlığı. Zaman zaman sıkıcı hale gelse de yine de değişik bir roman.
Etiketler:
Faruk Duman,
Jack Kerouac,
Kitap,
Nedim Gürsel
10 Eylül 2015 Perşembe
Ya CHP-HDP Ya Aynı Kaos
Tüm kusurlarına karşın 1 Kasım'da üç olasılıktan en olumlu olanı CHP-HDP'nin toplam 280 vekil çıkararak ülkeyi barış ortamına kavuşturması.
İkinci ve en güçlü olasılık benzer tablo ortaya çıkması. MHP'nin, daha doğrusu Bahçeli'nin yaptığı mızıkçı tavır bugünlerde büyük rol sahibi. Muhalif bir meclis başkanı olsa idi bugün meclis açık olabilirdi. 1 yıllığına bile olsa AKP iktidardan uzaklaştırılsa idi bu kanlı tablo meydana gelmezdi. Aynı tablo çıkarsa MHP ya AKP ile koalisyon yapacak ya da yine seçim ve kanlı tablo sürecek.
Üçüncü ve en zayıf olasılık ise AKP'nin tek başına iktidara gelmesi. Bu ise ilk iki tablodan daha parlak bir ülke vaat etmiyor.
O nedenle zorda olsa tek olumlu tablo olan ilk tablo için hepimiz çaba gösterelim.
İkinci ve en güçlü olasılık benzer tablo ortaya çıkması. MHP'nin, daha doğrusu Bahçeli'nin yaptığı mızıkçı tavır bugünlerde büyük rol sahibi. Muhalif bir meclis başkanı olsa idi bugün meclis açık olabilirdi. 1 yıllığına bile olsa AKP iktidardan uzaklaştırılsa idi bu kanlı tablo meydana gelmezdi. Aynı tablo çıkarsa MHP ya AKP ile koalisyon yapacak ya da yine seçim ve kanlı tablo sürecek.
Üçüncü ve en zayıf olasılık ise AKP'nin tek başına iktidara gelmesi. Bu ise ilk iki tablodan daha parlak bir ülke vaat etmiyor.
O nedenle zorda olsa tek olumlu tablo olan ilk tablo için hepimiz çaba gösterelim.
29 Ağustos 2015 Cumartesi
Seçim Hükümeti Kuruldu
Anayasa'ya göre zorunlu seçim hükümeti kuruldu. CHP ve MHP bu hükümete üye vermedi. HDP'den bir üye görevi kabul etmedi. Bu konuda da yasal boşluk olduğu görüldü. Teamüllere göre üyeler partilerden istenmeli ve parti yönetimi kabul veya reddetmeli idi. Ayrıca görev alan saf değiştirmiş Türkeş Başbakan yardımcısı yapılırken iki HDP'li "olmayan" AB ile ilişkiler bakanlığı ve yine "olmayan" kalkınma bakanlıklarına atandı. Bu konuda en son kesin bütçedeki pay sıralamasına göre vekil dağıtır gibi bir sistemle dağıtılmalıydı bakanlıklar; keyfi olarak baştakilerce değil!
CHP bu süreçte Kılıçdaroğlu - Davutoğlu baş başa görüşüp saray etkisinden çıkamayacaksa süreci uzatmasa idi ne olurdu? 15. günde görüşmeler bitse idi CB mecburen Kılıçdaroğlu'na görev verecekti. Seçim hükümetine girmemekle ise büyük aptallık edilerek meydan AKP'li sözde bağımsız bakanlara terk edildi. Seçimden sonra aynı tablo çıkarsa belki bu hükümet ülkeyi aylarca yönetecek. Onun içinde yer almayarak verdiğimiz oylara ihanet edildi.
MHP ise meclis başkanlığını muhalefetten seçtirmeyerek AKP'ye ve saraya en büyük hizmeti etti. Meclis açık olsa idi bazı yolsuzluk dosyaları yeniden açılabilirdi. Zaten kalmamış çözüm sürecinde AKP ile hükümet kurabilirdi ama haklı olarak saray etkisinde bir başbakan ile hükümet kurmadı.
HDP ise RTÜK'te zorda olsa MHP'li üyeye oy vererek seçim için önemli bu kurulu muhalefete verebilirdi.
Yani biz halk olarak AKP'yi indirdik ama muhalefet onu orada tutmayı başardı.
CHP bu süreçte Kılıçdaroğlu - Davutoğlu baş başa görüşüp saray etkisinden çıkamayacaksa süreci uzatmasa idi ne olurdu? 15. günde görüşmeler bitse idi CB mecburen Kılıçdaroğlu'na görev verecekti. Seçim hükümetine girmemekle ise büyük aptallık edilerek meydan AKP'li sözde bağımsız bakanlara terk edildi. Seçimden sonra aynı tablo çıkarsa belki bu hükümet ülkeyi aylarca yönetecek. Onun içinde yer almayarak verdiğimiz oylara ihanet edildi.
MHP ise meclis başkanlığını muhalefetten seçtirmeyerek AKP'ye ve saraya en büyük hizmeti etti. Meclis açık olsa idi bazı yolsuzluk dosyaları yeniden açılabilirdi. Zaten kalmamış çözüm sürecinde AKP ile hükümet kurabilirdi ama haklı olarak saray etkisinde bir başbakan ile hükümet kurmadı.
HDP ise RTÜK'te zorda olsa MHP'li üyeye oy vererek seçim için önemli bu kurulu muhalefete verebilirdi.
Yani biz halk olarak AKP'yi indirdik ama muhalefet onu orada tutmayı başardı.
1 Ağustos 2015 Cumartesi
Gidişatı Değiştirebilecek 5 Kişi
Ülkenin içinde bulunduğu durumu kendi tavırlarında değişiklik yaparak değiştirebilecek 5 kişi var bence.
Bunlardan ilkinin tavrını değiştireceğine dair umudum sıfır olduğundan onun adını anmayacağım.
Davutoğlu eğer seçim sonuçlarını iyi değerlendirebilse idi durumu değiştirebilirdi. Cumhurbaşkanını Anayasal konumuna davet eder, CHP ile gerçekten samimi koalisyon görüşmeleri yapar ve partinin lideri olma yolunda adım atardı. Bu sırada partiden kopan bir miktar vekil olsa da sonunda siyaset yeni bir lider bulur ve istenen çoğunluk sağlanırdı. 60 milletvekili bile istifa etse Anayasa'yı referandumla değiştirecek bir çoğunluk sağlanırdı. Halen bu şans var mı? Çok ufak da olsa var.
Kılıçdaroğlu eğer Davutoğlu ile baş başa görüşüp, bu tavrı ondan talep etse idi. Olumsuz yanıt alırsa ise nafile koalisyon görüşmelerine ayıp olmasın diye devam etmese idi CHP olası bir seçimde çok daha iyi bir durumda olurdu. Partisindeki koltuk meraklılarına fazla yol açması, tavrını açık ve net ortaya koymaması ona kaybettiriyor. Bir de sağ adaylar ve söylemlerle bir yere gelinemeyeceğini anlaması durumu değiştirebilir.
Bahçeli kan içmek, Çinli dövmek, 80-80 eşitliğin kaprisine girmekten vazgeçip MHP genel başkanlığından ayrılırsa ülkenin gidişatını değiştirebilir. HDP-Kürt alerjisinden vazgeçip muhalefet olarak bir geçici hükümet kurulabilse idi AKP bir sonraki seçimde yoktu. Bari meclisi çalıştırmak, RTÜK'e muhaleftden başkan seçmek konusunda adım atabilse. Partisini bitiriyor. Belki de bu ülke için hayırlı olacaktır.
Demirtaş seçimlerden önceki komplo teorileri doğru olsa idi derhal AKP-HDP hükümeti kurulmalı, hatta Apo serbest kalmalı idi şimdiye kadar. Bunları kesin olarak savunanlar hiç utanmıyorlar mı? Demirtaş seçimde verdiği sözleri genelde tuttu. PKK'ya karşı terörü bırakması için kesin tavır alması, bunu tüm parti yönetimi olarak sergilemeleri durumu değiştirebilir. Yine de seçim sonrası en iyi performansı PKK'ya karşın Demirtaş sergilemekte.
Bunlardan ilkinin tavrını değiştireceğine dair umudum sıfır olduğundan onun adını anmayacağım.
Davutoğlu eğer seçim sonuçlarını iyi değerlendirebilse idi durumu değiştirebilirdi. Cumhurbaşkanını Anayasal konumuna davet eder, CHP ile gerçekten samimi koalisyon görüşmeleri yapar ve partinin lideri olma yolunda adım atardı. Bu sırada partiden kopan bir miktar vekil olsa da sonunda siyaset yeni bir lider bulur ve istenen çoğunluk sağlanırdı. 60 milletvekili bile istifa etse Anayasa'yı referandumla değiştirecek bir çoğunluk sağlanırdı. Halen bu şans var mı? Çok ufak da olsa var.
Kılıçdaroğlu eğer Davutoğlu ile baş başa görüşüp, bu tavrı ondan talep etse idi. Olumsuz yanıt alırsa ise nafile koalisyon görüşmelerine ayıp olmasın diye devam etmese idi CHP olası bir seçimde çok daha iyi bir durumda olurdu. Partisindeki koltuk meraklılarına fazla yol açması, tavrını açık ve net ortaya koymaması ona kaybettiriyor. Bir de sağ adaylar ve söylemlerle bir yere gelinemeyeceğini anlaması durumu değiştirebilir.
Bahçeli kan içmek, Çinli dövmek, 80-80 eşitliğin kaprisine girmekten vazgeçip MHP genel başkanlığından ayrılırsa ülkenin gidişatını değiştirebilir. HDP-Kürt alerjisinden vazgeçip muhalefet olarak bir geçici hükümet kurulabilse idi AKP bir sonraki seçimde yoktu. Bari meclisi çalıştırmak, RTÜK'e muhaleftden başkan seçmek konusunda adım atabilse. Partisini bitiriyor. Belki de bu ülke için hayırlı olacaktır.
Demirtaş seçimlerden önceki komplo teorileri doğru olsa idi derhal AKP-HDP hükümeti kurulmalı, hatta Apo serbest kalmalı idi şimdiye kadar. Bunları kesin olarak savunanlar hiç utanmıyorlar mı? Demirtaş seçimde verdiği sözleri genelde tuttu. PKK'ya karşı terörü bırakması için kesin tavır alması, bunu tüm parti yönetimi olarak sergilemeleri durumu değiştirebilir. Yine de seçim sonrası en iyi performansı PKK'ya karşın Demirtaş sergilemekte.
11 Temmuz 2015 Cumartesi
OKUDUĞUM SON 4 KİTAP
1) Mahrem/Barış Terkoğlu-Barış Pehlivan/Kırmızı Kedi
Çoğu Vikileaks belgelerine dayanarak Fettullah Gülen tarikatı'nı ABD nasıl görüyor anlıyoruz.
En ilgimi çeken son derece saygın görünen gazeteci, yazar, iş adamı, akademisyenlerin Amerikan elçiliğine bilgi aktarmayı bir vazife gibi görmeleri. Kimler yok ki Amerika'ya gönüllü bilgi aktaranlar arasında!
2) Petersburg'lu Usta/J.M. Coetzee/Can
Yazar Dostoyevski'nin Petersbug'da üvey oğlunun ölümü üzerine çağrılmasını konu alıyor. Bir yazar gözünden bir yazarın gizli kalmış yaşamından anlar. İlginç bulacaksınız.
3) kendi gecesinde/İnci Aral/Kırmızı Kedi
Annesinden küçükken ayrılmış bir çocuk. Tarihi eser kaçakcısı, antikacı, kuyumcu bir baba. Eşcinsel olmayı seçen çocuğun başından geçenler. Sürükleyici.
4) New York Üçlemesi/Paul Auster/Can
3 dedektiflik hikayesi de New York çevresinde geçiyor. Sevdiğim yazarın sürükleyici bu üç öyküsü de okumaya değer.
Etiketler:
Barış Pehlivan,
Barış Terkoğlu,
Coetzee,
İnci Aral,
Kitap,
Paul Auster
7 Temmuz 2015 Salı
CHP-AKP Koalisyonu için 11 madde
Seçimlerde AKP'yi devirsin diye oy verdiğim CHP'nin AKP ile koalisyon olasılığı var. Kendileri 14 madde saydı bunların hepsinin olabileceğini sanmıyorum. Ama ben bunlardan biri bile gerçekleşmezse CHP'ye oy vermeyeceğim 11 maddeyi sayayım istedim.
1) Seçim barajı kaldırılmalı veya maksimum %3 seviyesine indirilmeli
2) Dış politika değişmeli, Suriye ile iyi ilişkiler kurulmalı ve kesinlikle Suriye sınırlarından içeri girilmemeli
3) 3. köprü, 3. hava alanı gibi projeler için ÇED raporu düzenlenmeli ve buna dayanılarak projeler durdurulmalı
4) Cumhurbaşkanı başkanlığında hiçbir bakanlar kurulu toplanmamalı. Anayasal sınırlar içine çekilmeli
5) HSYK yapısı yeniden ve tarafsız şekilde düzenlenmeli, Adalet bakanı ve müsteşar HSYK'dan çıkmalı
6) YÖK kaldırılmalı, Üniversiteler kendi rektörünü kendi seçmeli
7) Gezi şehitleri ve son 13 yılda işkence ve haksızlığa uğrayanların hesabı sorulmalı
8) İnternet yasası, RTÜK ve her tür sansüre son verilmeli
9) TRT ve yalaka medyayı besleyecek reklam ve diğer para akıtmalara son verilmeli. TRT meclisi yayınlayacak tek kanal haline getirilip küçültülmeli
10) Kamuda taşeron işçi kullanımına son verilmeli
11) Zorunlu din dersleri kaldırılmalı
Bunları yapamayacaksanız boşuna kırmızı koltuklara heveslenmeyin!
1) Seçim barajı kaldırılmalı veya maksimum %3 seviyesine indirilmeli
2) Dış politika değişmeli, Suriye ile iyi ilişkiler kurulmalı ve kesinlikle Suriye sınırlarından içeri girilmemeli
3) 3. köprü, 3. hava alanı gibi projeler için ÇED raporu düzenlenmeli ve buna dayanılarak projeler durdurulmalı
4) Cumhurbaşkanı başkanlığında hiçbir bakanlar kurulu toplanmamalı. Anayasal sınırlar içine çekilmeli
5) HSYK yapısı yeniden ve tarafsız şekilde düzenlenmeli, Adalet bakanı ve müsteşar HSYK'dan çıkmalı
6) YÖK kaldırılmalı, Üniversiteler kendi rektörünü kendi seçmeli
7) Gezi şehitleri ve son 13 yılda işkence ve haksızlığa uğrayanların hesabı sorulmalı
8) İnternet yasası, RTÜK ve her tür sansüre son verilmeli
9) TRT ve yalaka medyayı besleyecek reklam ve diğer para akıtmalara son verilmeli. TRT meclisi yayınlayacak tek kanal haline getirilip küçültülmeli
10) Kamuda taşeron işçi kullanımına son verilmeli
11) Zorunlu din dersleri kaldırılmalı
Bunları yapamayacaksanız boşuna kırmızı koltuklara heveslenmeyin!
25 Haziran 2015 Perşembe
Koalisyon
Seçimden çok önce koalisyon kapıda diye yazmıştım. Şimdi o günlere geldik.
MHP'nin daha doğrusu Devlet Bahçeli partisinin aldığı katı tutum CHP-MHP-HDP koalisyonunu engelledi. Halbuki Türk sorunu doğurmadan, çözülme olmadan Kürt sorununu çözebilecek tek koalisyon idi bu seçenek.
Halen AKP-MHP'yi daha fazla olasılık görüyorum. Ama Devlet Bahçeli muhalefette kalıp muhalefette büyümeyi tercih edebilir.
Erken seçim sadece HDP'ye yarar. Oy oranı daha da artarak gelir.
AKP-CHP koalisyonu için ise Davutoğlu'nun kararlı tavrı alması gerekirdi "Yeter ben başbakanım" diyerek. Ama buna halk fırsat verdiği halde korkusundan bu kararlı tavrı izleyemedi. Bu durumda yapılacak bir koalisyon CHP'yi ilk seçimde bitirir. %20 bandının altına iter. HDP ise 2. parti konumuna gelir.
Eğer AKP-MHP veya AKP-HDP koalisyonu olmazsa en doğrusu CHP'nin güven oylamasına katılmayıp AKP azınlık hükümetine yol vermesidir. Her an gensoru ile yıkılabilecek, kanun yapmakta çok zorlanacak bu hükümet gerek ülke için gerek CHP için AKP-CHP koalisyonundan iyidir!
MHP'nin daha doğrusu Devlet Bahçeli partisinin aldığı katı tutum CHP-MHP-HDP koalisyonunu engelledi. Halbuki Türk sorunu doğurmadan, çözülme olmadan Kürt sorununu çözebilecek tek koalisyon idi bu seçenek.
Halen AKP-MHP'yi daha fazla olasılık görüyorum. Ama Devlet Bahçeli muhalefette kalıp muhalefette büyümeyi tercih edebilir.
Erken seçim sadece HDP'ye yarar. Oy oranı daha da artarak gelir.
AKP-CHP koalisyonu için ise Davutoğlu'nun kararlı tavrı alması gerekirdi "Yeter ben başbakanım" diyerek. Ama buna halk fırsat verdiği halde korkusundan bu kararlı tavrı izleyemedi. Bu durumda yapılacak bir koalisyon CHP'yi ilk seçimde bitirir. %20 bandının altına iter. HDP ise 2. parti konumuna gelir.
Eğer AKP-MHP veya AKP-HDP koalisyonu olmazsa en doğrusu CHP'nin güven oylamasına katılmayıp AKP azınlık hükümetine yol vermesidir. Her an gensoru ile yıkılabilecek, kanun yapmakta çok zorlanacak bu hükümet gerek ülke için gerek CHP için AKP-CHP koalisyonundan iyidir!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)