18 Ağustos 2012 Cumartesi

Hüseyin Aygün ve CHP

Hüseyin Aygün'ün kaçırılması ve ardından yaptığı açıklamalar yine kamuoyunu böldü.

Bir bakışla Aygün bir melek gibi barışcıl, kendini kaçıranlarla bile empati yapıyor ; diğer bakışla kendi kendini kaçırtacak kadar PKK propogandası yapan bir bölücü.

Ben de şaşkınlıkla izledim Aygün'ün açıklamalarını. En başta yapılanın net bir terör eylemi olduğunu, teröre karşı olduğunu söyleyerek başlasa idi açıklamalara belki daha az "yanlış" anlaşılırdı. Belki de bu anlaşılma onu rahatsız etmedi.

Kılıçdaroğlu Aygün'ü uyarmış açıklamlarına dikkat et diye. O da isterseniz istifa ederim demiş. Bence bu uyarı çok önceden Atatürk dönemi ve Dersim açıklamaları sırasında yapılmalıydı. Bu tartışmada açıkca Erdoğan'ın ve AKP'nin değirmenine su taşımış olmuşdu Aygün. İster bilerek isterse yanlışlıkla olsun.

Bu sözler, görüşler va açıklamalara saygı duyuyorum. Ama CHP milletvekili olmamalı ve bağımsız olarak siyaset yapmalıydı Aygün bu görüşlerde ise.

Halen Aygün'ün teröre karşı, PKK'dan bağımsız bir Kürt politikası için bağımsız olması anlamlı bir başlangıç olabilir diye düşünüyorum. Yoksa CHP seçmeni bu kadar kontrolsuz açıklamaları kaldıramaz. CHP hiç bir zaman BDP'nin yerine geçip Güneydoğu'da oy patlaması yapacağı hayallerini görmemeli Aygün ile.

Son olarak barışı ben de çok fazla arzuluyorum ama terörle barış olamayacağını da çok iyi biliyorum.

1 yorum:

hasret senfonileri dedi ki...

Ben ve benim gibi düşündüğünü bildiğim yüzlerce kişi, (ki bu milyonları bulacaktır eminim) bir daha asla CHP denen ve Atatürk'ün kemiklerini sızlattığına inandığım partiye oy vermeyecek.

(not: sevgili Uygar ben robot olmaya razıyım!! yorum yapmak isteyenleri bu cezadan kurtar lütfen..)