18 Mayıs 2013 Cumartesi

Nereden Nereye

Nereden Nereye geldik farkında mısınız?

Yurtta Sulh Cihanda Sulh'tan yeni küresel liderleri savaşa ikna etmek için on bin mil yapan başbakanlara.

Misaki Milli sınırlarını korumayı asli vazifesi bilen bir ordudan sınırları eli silahlı geçiş fotoğraflarını yayınlayan yüzlerce teröristi göremeyen, duyamayan bir genel komutana.

Tekke ve zaviyelerin kapatıldığı bir ülkeden baro başkanlarını yargılarken tespih çeken yargıçlara.

Diktatörlerle mücadele ederek kurulmuş ve serpilmiş sosyalist partilerden diktatörleri eleştirenleri susturmaya çalışan enternasyonellere.

Her taşı toprağı kanla kurtulmuş bir ülkeden her taşından rant çıkartan yönetimlere.

Bu gidişe dur demek elinizde!

2 yorum:

hasret senfonileri dedi ki...

Eskiden.. yani daha gençken.. mücadele gücümü, olayların içinde yaşayarak, çözümleri aklına güvendiklerime (s'akillere değil)sorarak ve gözümü karartıp davanın içine dalarak yaşadım..
Şimdi... gençliğimdekine benzeyen görüntüler slüete dönüştü sevgili Uygar.. Kendisini kahraman zanneden insanlar klavye başında vatan kurtarıyor..
Ben ve benim çağımdakiler ise sadece beddua ve küfür ediyor..
Farklı bir isyanın ve deşarj olmanın yolu bu.. Şiddeti hiç sevmeyen ve tasvip etmeyen bir insan olduğum halde ben de günde beş vakit(!) "Allah belânızı versin de kökünüz kurusun" diyorum.

Hasan Güler dedi ki...

Sevgili Arkadaşım
sizinle yıllar önce çok yazıştık.
O zamanki blogcu sayfamın ismi: gurberdeyazmak..
Şimdi ise MAKALELER adında bir blogger sayfasında yazıyorum.
Sizler gibi olamadım.
Çareler düşündüm.
Bu sayfalara yazamadım.
Hatta İktidardaki partiye oy bile verdim.
Bunu açıkça yazdığım için, beni arkadaşlıktan silenler de oldu.
Bu parti Türkiye gerçeği.
Karşısında bir kuvvetli oluşum yok.
Bu partiyi
Profesörler, Gazete yazarları, Kendilerine Aydın diyenler ve Askerden destek bekleyip yıkalım diyenler bir blog oluşturdu.
İşte şimdi bu aykırı düşüncenin ceremesini çekiyoruz.
ABD istemezse hiçbir şey olamayacağını umarım öğrenmişlerdir.
Yazınızda belirttiğiniz gibi, bir kurtuluş yolu var.
O yol ise, demokrasi bloğu oluşurmak.
Yetmişaltı küsur Milyon insan içinden gerçekten Akil İnsanlar bulup.
Atatürk'ün yolunda gidecek ETKİLİ BİR LİDER etrafında siyaset yapmak.
Eminim bu Büyük Millet kendisine açıkça konuşanlara prim verecektir.
Saygılarımla:
Hasan Güler